BİST

1.910,41

%1,61

Dolar

13,7186

%0,40

Euro

15,5362

%0,18

Altın

786,5300

%0,95

Sosyoloji Eğitiminin Kazançları
02.01.2021 20:50
Son zamanlarda özellikle sosyoloji okuyan insanlarımız artmış ve bu konuda hem kamuda hem de özel sektörde yer bulmak istiyor peki sosyoloji ne kazandırır. Bu bireylere sosyoloji bir şey kazandırmış mıdır.?

Sosyoloji mesleğini okuyup da sosyal davranış olarak ya da bir ahlaki değer olarak hayatlarına indirgeyebilmişler midir bilemem ama sosyoloji okumanın elbette ki müspet yönleri vardır. Bu yönler aslında kişiye oturduğu taktir de ciddi bir potansiyele dönüşeceği de kaçınılmazdır.

İyi bir sosyoloji eğitimi almış birey, toplumsal hayat hakkında eleştirel düşünmeyi ve sorgulamayı öğrenir. Tabi eleştiri kavramından ne anladığınız da çok önemlidir. Eleştiri; bir konuda itiraz ettiğiniz bir duruma çözümsel bir yaklaşım sunmaktır. Yani ‘’bu işin böyle doğru olmadığını düşünüyorum doğru olan şöyle olmalıdır’’. Çünkü… diye izahatta bulunmalıdır. Sırf itiraz etmek eleştiri gibi görünse bile muhatabı mutmain etmez.

Sosyolojik hayal gücü insanlara günlük bakışın ötesine geçiş imkanı sağlar. Toplumsal ve kültürel ilişkiler hakkında farkında lığımızı artırır. Olayların oluş biçimi ve etkileşim biçimleri hakkında daha somut ve anlamlı bir görüş ifadesine sahip olur. Duygularımızın keskinleşip, gözlerimizin daha çok açılmasına yardımcı olur.

Daha önce görmediğimiz insanlık durumlarını keşfedebiliriz. Bauman’ın ifadesiyle sosyolojik düşünmek, baskıcı bir dünyayı esnekleştirir. İletişimlerde ya da aşılması gereken mevzular da daha makul ve müzakereci yaklaşımlar sunar. Bize dünyanın şimdi olduğundan farklı bir dünya olabileceğini gösterir. Sosyolojik düşünme sanatını öğrenen insan daha az maniple edilebilir. Aidiyet duygusu daha çok konu odaklı olur. Kurum ve kişi odaklı aidiyetlerden uzak durmaya çalışır.

Sosyoloji, çevremizdeki insanları, onların hasletlerini, düşlerini, kaygılarını ve acılarını daha iyi anlamamızı sağlar. İnsanı anlamak ve anlamlandırmak çözüm adına en müspet ve makul yaklaşımdır. Bu nedenle sosyoloji bilimi Empati yeteneğini güçlendirir. Öteki toplumlar ve gruplar hakkında bilgimizi artırır. Korku ve zıtlaşma yerine, hoş görüyü teşvik eder. Özgürlüğümüze katkıda bulunur. Sosyoloji, bu sebeple sık sık politik ihanetle suçlanır. Toplum sorunları ile ilgilenen sosyal bilimcinin konusu ile siyasetçinin konusu kesişebilir. Bu sebeple siyasi tarafgirlikle suçlanma durumu olsa da sağduyulu bir bakış bunu fark edebilir. Siyasi analiz yaparken Aidiyet duygusu içinde değil daha ziyade sorunun kendisi ile ilgilenecek çözüme dair tez sunar.

Klasik sosyolojinin doğumunda o günün toplumsal sorunlarına çözüm arayışı önemli rol oynamıştır. Sosyoloji günümüz avrupasının yükselişine katkı sunan baş at bilimdir. Nitekim Comte’un “Tahmin etmek için bilmek, kontrol etmek için tahmin etmek” sözü,sosyolojiye o dönemde yüklenen işlevi son derece öz biçimde ortaya koymaktadır. Sosyoloji bilgi felsefesi ile oluşan anlayışla geleceğe dair daha anlamlı ve yapıcı açıklamalarda bulunabilir.

Bu açıdan bakanlar, sosyolojiye daha iyi bir dünya oluşturulması görevi vermektedirler. Bu sebeple olsa gerek, Berger’ın da ifadesiyle, sosyologların bir “sosyal reformcu” imajları vardır. Sosyolojik düşünmek, sosyal değişmeyi teşvik eder. Sistemin işleyişi hakkında ne kadar çok bilgiye sahip olursak, onu değiştirebilecek gücümüz o kadar çok olur. Gerek devlet sistemleri olsun gerek içindeki sosyal yapılar olsun sürekli yeniliklere kapı açacak şekilde yapılandırılmasında da sosyoloji biliminin etkisi yadsınamaz.

Sosyolojik perspektif, hem sınırlarımız hem de imkânlarımız hakkındaki farkında lığımızı artırır. Yapılacak hamlelerin imkan ve mümkün ilişkilerini ortaya koyarak metodolojik bir anlam katar. İçinde yaşadığımız toplumun işleyiş kalıplarını anlamamızı sağlar. Yine bunlara benzer yapıların birçok toplumda var olduğunu görürüz. Oyunun kurallarını ne kadar iyi anlarsak, iyi oyuncu olma ihtimalimiz o kadar artar.

Başından itibaren sosyolojinin vaadi, bilimsel ilerleme kadar, kamusal ilgiyi aydınlatmak da olmuştur. Özellikle yoksulluk, işsizlik, eğitim, kültür ve kentleşme gibi alanlarda sorunları belirleyip çözüm önerileri aramak, en azından bu alanda çalışanların bir bölümünün sosyolojiye yüklediği işlevler arasındadır. Yapısal sorunların toplum yaşamında ki etkilerini sistematik bir şekilde ortaya koyar.

Aynı zamanda araştırma kurumlarından şirketlerin insan kaynakları yönetimi departmanlarına kadar geniş bir alanda sosyologların istihdamı, sosyolojinin işlevlerinin genişliğini de anlamamıza yardımcı olacaktır.

Özellikle yaşadığımız toplumu ele alırken yanlış ve doğrular ekseninde meseleye yaklaşan, siyasi bir taraf olmadan yapılması gerekeni ortaya koyan bir anlayış bireyi olarak kendini takdim eder.

Meselelere itiraz ederken ötekileştirme yapmadan konu eksenli sorunları ele alır. İtham etmeden fikrin doğruluğunu ya da yanlışlığını ortaya koyacak şekilde bir yaklaşım sergiler. Toplum sağlığı onun için çok önemlidir. Çünkü toplum davranış psikolojisinin bireyi şekillendirdiğini düşünür ve ona göre çözüm üretir.

Bu nedenle sosyoloji bilimi toplumsal mutabakat için çok önemli bir bilim dalıdır. Her ne kadar bu bilimin ülkemizde değerini anlamamış otoriteler olsa da sosyoloji kendi öğretisi ile oluşmuş mümtaz bireylerin varlığı ile asla değer kaybetmeyecektir. Her zaman söylerim yine söylüyorum her zamankinden daha çok sosyolojiye ihtiyacımız var.