BİST

1.910,41

%1,61

Dolar

13,7186

%0,40

Euro

15,5362

%0,18

Altın

786,5300

%0,95

Kelime Değişince Ne Değişir?
26.02.2020 10:30
​Dilde tasfiyecilik, sonraki adlandırma ile özleştirmecilik, zihin dünyamızın en büyük belâsıdır.

Bugün doğru dürüst türkçe düşünemiyorsak, konuşamıyorsak, yazamıyorsak, en başta gelen sebebidir. Bunun milliyetçilik olarak yutturulması da meseleyi katmerleştiriyor. Gerçi bu hususta Ziya Gökalp’ın sözünü esas alırsak, mesele halledilir: Türkçeleşmiş türkçedir!

Dilimizin tabiî değişimini sağlayamadık; daha açığı, buna izin verilmedi!

Birileri zihin dünyamızı allak bullak etmek ve dimağımızın olağan işleyişini dumura uğratmak maksadıyla habire kelimelerimizle oynuyor. Kaç neslimizin asırlardır dilinden düşürmediği, kaç kalemimizin yazmaktan vazgeçmediği kelimeler, görünmez bir elin tasarrufu ile yok hükmünde sayılıyor.

Bir de bakıyorsunuz “kelime” yok!

“Kelimeler kifayetsiz” de ondan mı?

Ne var? “sözcük” var.

Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,

Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu

Bu derde düşmeden önce. (Orhan Veli)

Haydi bakalım Orhan Velinin şiirini “sözcük”le okuyalım!

Dilimize mal olmuş, bizim olmuş ve başka dillere bizden geçmiş yerleşik bir kelimenin yerine konulmak istenene şüphe ile bakarım. Neden? Dilin malı olan, konuşurken yazarken kullandığımız, anlaşılmasında sıkıntı olmayan bir kelime neden değiştirilir ki? Daha doğrusu böyle bir kelime neden cinayete kurban edilir ki?

Dil Kurumu bir zamanlar zihnimizi kelime mezbahasına çevirdi. Nelere kıyılmadı ki?

Şu sıralar bu kötü son “kelime” için de sözkonusu. Kelime yerine “söz-cük” demekten ne çıkar? Bazı aklı başında kişilerle konuştuğumuzda bu cevabı alıyorum. “Hem kurallara uygun!”

Kurallara uygun mu o tartışılır, (Agop Dilaçar bile itiraz ediyor) fakat türkçenin ruhuna aykırı!

Bu türkçenin bedeni var, ruhu yok.

1930’lardan beri kendi dilimizden tercümelerle meşgulüz. Halit Ziya Uşaklıgil’in romanları 6 defa “özleştirilmiş”. Unutturulan kelimeleri tercüme etmekten başka bir şey yaptığımız yok. Başka bir şey daha yapıyoruz aslında: Büyük yazarların temel eserlerini okumaktan vazgeçiyoruz. Çocuklarımızın vazgeçmesi için ne gerekirse onu yapıyoruz. Çocuklar bir sayfada beş altı tane bilmedikleri kelimeye rastlayınca, bunalıyorlar. Sanmayın ki bunlar bize uzak kelimeler. İşte İstiklâl Marşı’nın kelimeleri: İstiklâl, hür, millet, vatan, medeniyet.

Bağımsızlığa, özgüre, ulusa, yurda, uygarlığa küçük yaşlarda şartlanmış zihinler İstiklâl Marşı’nın başka bir dilden konuştuğu zehabına kapılıyorlar.

Tanpınar, değil kelimeyi, onun telaffuzunun, söylenişinin ne demeye geldiğini açıklıyor:

“Nuran’ın bazen çok eski kelimeler kullanmasının, hatta bundan hoşlanmasının, bazı heceleri medle uzatmasının sebebini anladı. Mesela Nuran, -o anda- kelimesini o -ande- diye söyler, böylece türkçe için çok uzun, bir çekişten sonra en hafif üstünü getirebilirdi. Bu İstanbul şivesi dediğimiz, Nedim’in ve Nâbî’nin hayran oldukları terbiye ve zevkin içinde yetişme idi.”

Dünyanın en akıllı milleti biziz! Habire kelimeleri değiştiriyor ve böylece dili özleştirdiğimizi sanıyoruz. Avrupa’nın köklü dillerinde neden böyle şeyler görülmüyor? Almanlar neden wort yerine başka bir kelime aramıyorlar? İngilizler neden “word”a bu Germen’in kelimesi demiyor? Fransızlar neden “mot”la yetiniyorlar. (Mot’u “mota mot”dan hatırlayın).

Mot gerçekten fransızın kelimesi mi? İtalyanlar motto diyor, latincesi muttum. İngilizcede motto şiar, düstur anlamı kazanmış, bize de böyle geçmiş. Avrupa dillerinde latince kökenli kelime oranı hiçbir zaman yüzde otuzlardan aşağı düşmez. İngilizcede, fransızca kelimeler yüzde yirmi beşe varır.

Bu “aptal” kavimler neden dillerini bizim gibi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmıyorlar? Salaklıklarına doymasınlar!

“Kelime” değişince ne değişir? Türk dünyasıyla dil birliği iddiasında olanlara sözümüz: Azerbaycan’dan itibaren kullanılan ortak bir kelimeden vaz geçmiş olursunuz! Dil diye meselesi olmayan, sığlıkta boğulan “islâmcılık” müddeilerine sözümüz şu: “Kelime”den vazgeçtiğinizde kelime-i şehadeti, kelime-i tevhid’i, “kelimetullah”ı ne yapacaksınız? Kolayı var: “tanıklık sözcüğü”, “birlik sözcüğü”, “Tanrı sözcüğü” der geçeriz!

İşte “kelime”yi unutturarak çöpe atacağımız bazı yazarlar ve onlardan seçilmiş cümleler:

“Sesi kalın ve dikti, kelimeleri eliyle bir kabartmayı yokluyormuş gibi harflerin ve seslerin bütün kudretini âşikar ederek söylüyordu.” (Ahmet Hamdi Tanpınar)

“Her dilde bir şiir kelimesi vardır”. (Yahya Kemâl)

“Kelime üstü bir âhenkle konuşuyorum”. (Necip Fâzıl)

“Kelime, kendimi seyrettiğim dere. Kelime sonsuz, kelime adem”. (Cemil Meriç)

“İyice düşün ilk kez kim duyuyordu âyetleri/Hatta o ısılı ve tamam edilmiş kelimeler yardımıyla”. (Cahit Zarifoğlu)

18.02.2020 Karar

Mehmet DOĞAN

  • Bosna’nın Güneşli Yüzü ve “İslamın Uç Beyi Aliya”
  • Gerçek Düşman NATO!
  • Gafil Müslümanlara Çağrı
  • Batı Kudüs, Doğu Mekke!
  • Taşeronluk
  • Milliyet Nedir?
  • Gayrimüslim'in Neresi Salih, Neresi Müslim?
  • Başkanları Kibir Mahvedecek
  • "Akma Tuna"
  • Galip ve Mağluplar
  • Askerliğin Bedeli Olmaz!
  • 100 Temel Eser Dönemi Bitti
  • Medeniyet Dilsiz Olmaz !
  • Toplumda Islah Hareketi
  • Necati Öner
  • Doğu Türkistan'a Bigâne Kalma!
  • Medine Savunması
  • 2019'u Doğru Kavrama Yılı İlan Edelim
  • Uygur ve Uygar
  • Anadolu ve Fetih
  • Yerli Kombin, Yerli Konsolidasyon
  • İsraf Aracı
  • Dersimiz Tarih
  • Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
  • Böyle Uydurma Türk Dil Kurumu Olur Mu?
  • Kayyum Meselesi
  • Amerikan Resmi
  • Barışçılık!
  • ABD'nin Oyunu
  • Oryantal
  • ABD ile Rusya Arasında
  • Cami Düzeni
  • Özelleştirme ve Tekelleştirme
  • 40 Yıl Sonra Kudüs Mitingi
  • Kelime Değişince Ne Değişir?
  • Küçük Virüsün Sonuçları Büyük Olacak
  • Türkçe'nin Ahvali Fevzâ
  • Tıbbın Türkçe'ye Dönmesi
  • Ramazan ve Mukaddes Yerler
  • Milliyet Olmadan, Milli Birlik Olur Mu?!
  • Andrews’ü İyi Bilirdik!
  • Müslümanın Vakarı: Ayasofya!
  • Artık Türkçe Yerine Yeni Dilimiz: Türksel
  • Ama Acımasızlık Var, Acımalılık Yok!
  • Bizi Çimento Korumaz, Akıl, Mantık, İlim ve Güzellik Korur!
  • Türkçenin Ahengi
  • Küçük Kavimler ve Saldırgan Tavırları
  • "Dil Kurumu"muz Var Mı?
  • Aşıya Ümit Bağlanmalı Mı?
  • Meselemiz "Kıbrıs"
  • Kıbrıs Meselesi, Hayatımızın Meselesi!
  • Ermenistan Dahi Tanımadı
  • 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı
  • Milli Marş'dan Öte!
  • Ömer Seyfeddin’i Anamamak!
  • Bütün İnsanlık Orhun Abidelerini Okumalı
  • Milli Vicdan Yazarlarımızdan Mehmet DOĞAN Bey' in “Türkçe Düşünmek, Türkçeyi Düşünmek” adlı kitabı yayınlandı.
  • Orhun kitabeleri: Bütün dünya okumalı!
  • Türkçenin Dilci Meselesini Çözmek Dilcilerin Elinde!
  • Yeni Nesli Kazanmak
  • Önce Sümer’iz, sonra Eti!