BİST

1.409,56

%-0,15

Dolar

9,2611

%0,91

Euro

10,7467

%0,69

Altın

526,3910

%-0,72

Dönemin Değerleri
01.01.2021 22:22
Her dönemin öne çıkardığı değerler vardır. Toplumlar değiştikçe, yeni düşünce biçimleri, sosyal mekanizmalar ve değerler ortaya çıkar. Bazı değerler dünü temsil ederken, bazıları bugünü temsil eder. Her zaman kesiti, dönemine hakim olan değerlerle yürür. Bugünü, dünün mekanizmaları ile yönetmeye kalkmak, toplumla yönetimi, bugünle dünü karşı karşıya getirir.

Dünde kalmak, bugüne yabancılaşmadır, onun için sosyologlar, siyaset bilimcileri zamanın ruhuna dikkat çekerler. Bulunduğu zamanın icaplarına göre yaşamayanlar, kurumlarını ona göre tanzim etmeyenler, geçmiş yahut farazi bir zamanın ölçülerine mahkum olurlar. Bu, en çok tarihle ilgili anlatımlarda öne çıkar. Geçmişte yaşananların ihtişamı olduğu gibi bugüne taşınmaya çalışılır. Onu doğuran zaman, mekan ve şartlar yok sayılır. Oysa tarihi olayları, sosyal meseleleri bulundukları zaman, mekan ve şartlardan soyutlayarak anlamak mümkün değildir. Zamanı taşımak mümkün olmadığı için geçmişi bugüne taşımak da mümkün değildir.

Batı, nasıl ki Roma İmparatorluğunu getiremezse, biz de Osmanlı ve Selçuklu'yu geri getiremeyiz.Büyürsek, bu başka bir form ve şekilde olur. Geri getirmek için zamanın, mekanın ve toplumsal şartların da aynen bugüne getirilmesi gerekir. coğrafyalar yani mekanlar değişti, teknoloji ve ona bağlı olarak toplumsal ilişkiler değişti, ve tabi bütün bunlarla beraber eşya ve olaylara yaklaşımlar da değişti. Bugün dünyaya dünkü gibi bakmıyoruz, öyle bakmamıza sebep olacak şartlar da yok. Bu, tarihten bağımsız kolektif bir akıl oluşturmak anlamına gelmiyor, tam tersine tarihin damarlarından beslenmekle birlikte onun tutsağı olmamak anlamına geliyor.

Siyaset yapanların zaman zaman geçmişten örnekler vererek topluma özgüven pompalamaları doğru bir şeydir ve hemen her ülkenin başvurduğu bir yoldur.Zira tarih, hem milli şuuru besleyen bir kaynak hem de ortak aklı oluşturan bir damardır. Ancak bu damardan gelen tecrübeler geçmişin mekanizmalarını bugüne taşıma işlevi görmezler.Çünkü sosyal, siyasi veya ekonomik mekanizmalar dönemlerine mahsustur, hayatiyetleri onları doğuran ihtiyaç ve şartlarla sınırlıdır.

Geçmişi bugüne taşıma, moda mod taklit etme yönündeki örneklemeler ise yanlıştır ve zamana uymayan her uygulama gibi kamu düzenini bozucu nitelikler taşır. Ne yazık ki, sorun çözme kapasite ve yeteneğini kaybetmiş yönetimler en çok bu yola baş vururlar. Osmanlı'da şu vardı bizde de olabilir diye başlayan nutuklar siyasi acze çare bulma arayışlarından başka bir şey değildir. Özellikle terör ve bölücülüğün çözümü kapsamında dile getirilen eyaletleşme, özerklik, federalizm, Lazistan, Kürdistan gibi ifadeler, -uygulandıkları dönemin- şartları dikkate alınmadan ileri sürülen tezlerdir. Onları var eden şartların bugün artık mevcut olmadığı, dünün devlet anlayışı ile bugünün devlet anlayışının farklılaştığı ortadadır. İmparatorluğun merkezinden herhangi bir bölgesine gitmek için aylarca yolculuğun göze alınmasının gerektiği şarlarla, dünyanın ucuna 24 saatte gidilebildiği bir dönemin şarlarının ve buna bağlı olarak merkez çevre ilişkilerinin aynı olmayacağı bir vakıadır. Dün merkezin çevreye hakimiyeti ile bugün merkezin çevreye hakimiyeti arasında dağlar kadar fark vardır.Dünün mekan, iletişim ve ulaşım şartları gevşek yapılanmaları zorunlu kılmıştı. Şartlar değiştikçe buna paralel olarak, yönetim mekanizmaları da yenilenmiş, yeni bir idare anlayışı ortaya çıkmıştır.

Aslında Osmanlı da, yönetim aygıtlarının değişen dünyaya uyum sağlayamadığını görmüş, ancak geç kalmıştır. Geri kalmışlıkla ilgili ilk layihalar hep dini, ahlaki yozlaşmaya dikkat çekmiş, ancak Tanzimat'a gelinince, bunun böyle olmadığı, devletin yönetim şekli ile gerileme arasında ilişki olduğu anlaşılmış, buna bağlı olarak yasal düzenlemeler yapılmış, çağın ruhuna uygun okullar açılmaya başlanmıştır.Kopmalarla, başına buyruk bölgesel(Feodal) yönetimler arasındaki ilişki görülmüş, hızla merkezileşme yönünde adımlar atılmıştır. İlk isyanlar sanılanın aksine etnik isyanlar değil, merkezileşme çabalarına karşı feodal tepkilerdir.

Osmanlı'nın gördüğü, bugün onu ikide bir amaçlarına alet etmeye çalışanların bir türlü görmek istemediği bir husus da, çağın devlet biçimini anlamalarıdır. Sultan Abdülaziz bundan tam 153 yıl önce, 10 Mayıs 1868'de Şurayı Devletin açılış konuşmasında:"Teşkilat_ı Cedide, kuvve-i icraiyenin, kuvve-i adliye, diniye, ve teşriiyeden tefriki esasına müstenit," olacağını söyler.(Türkiye Tarihi Yılmaz Öztuna C.12) Yani, yeni devlet teşkilatında, din, yargı ve yasama, yürütmeden ayrılacaktır. Bugün kuvvetler ayrılığı dediğimiz ve çağın ruhunun icabı olarak gördüğümüz şey, Osmanlı tarafından 153 yıl önce görülmüş, ama toprağı emperyalizmin hedefi haline geldiği ve savaşlardan başını kaldıramadığı için hayata geçirme fırsatı olmamıştır. Dinin, icradan ayrılması ise bir nevi dinin, yürütmenin sömürüsünden kurtarılması ve din işleri ile devlet işlerinin ayrılması yönünde Osmanlı hükümdarının açık bir beyan ve taahhüdüdür.

Osmanlı'nın göz kamaştırıcı ihtişamından, artık sosyal ve siyasal şartları ortadan kalkmış bir Lazistan, Kürdistan çıkarmaya çalışanlar, ne hikmetse zamanın şartlarının bir icabı olan ve halen de ihtiyaç olmaya devam eden -kuvvetler ayrılığını- görmezden gelmektedirler. Mesele Osmanlı'dan ders çıkarmaksa, Sultan Abdülaziz'in, çürümüşlüğün çaresi olarak gördüğü kuvvetler ayrılığının en başta görülmesi gerekir. Ama tarihe, şaşı ve amaca uygun örnekler aramak için bakılınca, tarih ders veren bir öğretmen olmaktan çıkıp, bir zamandan kopma ve ayrıştırma aracına dönüşüyor.Bugün tam olarak yapılan da budur!

İrfan SÖNMEZ

  • Askeri Sefere Çıkınca Rotamız Onunladır
  • Hitler Ne Öğretti?
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Trump Sadece Suriye'yi Vurmadı
  • SİYASİ FARKLAR KARDEŞLİĞİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ...
  • Nefret, Korkakların Dilidir
  • Partilerde Adalet
  • Hükümetten Korku Stratejisi
  • İdam
  • Adalet ve Demokrasi Arayışı
  • Toplumun Vicdani Duygusu
  • Yerel Seçimler
  • Dolmabahçe Kadrosu Hazır Kıta Bekliyor
  • Yeni Bir Yıl
  • Ahlak ve Müslüman
  • Yanlışı Savunmak
  • Seçime Doğru
  • Korku Siyaseti
  • İslam'ı Şirkten Kurtarmak
  • Nurettin Soyer Şimdi Mi Akıllara Geldi?
  • Türkeş Anısı ve Siyaset
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • İslamda Aile ve Tek Adam Yönetimi
  • Emevi İslamı
  • Apo'nun Mektupu ve Beka Söylemleri
  • Siyasi Çürüme
  • HDP ve 19 Mayıs
  • Bozuk Yargı
  • Müslümanların İslamofobisi
  • AKP'den İmamoğlu'na Büyük Hediye
  • Seçimde Her Yol Mübah Mı?
  • 15 Temmuz, Gerçek ve Mağdurlar
  • Suriyeli Meselesi
  • AYM Kararı'nın Ölçüsü
  • Devletin Adaleti
  • Milliyetçilik
  • Sessiz Milliyetçi Olmaz!
  • Malazgirt'ten Bay Kemal'e
  • Kemal Tahir'i Anlamak
  • Kolombiya-Farc Barışı Nasıl Başarıldı?
  • Suriye'ye Neden Müdahale Ettik?
  • Darbe Üzerinden Din Düşmanlığı
  • Yeni Bir Çözüm Süreci Mi?
  • 12 Eylül'ü Anlamak
  • Silah Bırakma Süreci
  • Yargı Reformu
  • Siyaset Dili ve Ahlağı
  • Dinin Siyasete Alet Edilmesi
  • Milli Sorumluluk
  • Münbiç Belirsizliği ve Ümmet Kavramı
  • HDP'ye Kayyum ve Hazine Yardımı
  • DEAŞ, El Kaide ve Sapkın Din Anlayışı
  • Din Muhasebesi ve Yorumu
  • Farklı Dillerde Eğitim
  • Hiçbir Günahkar Başkasının Günahını Yüklenmez
  • İslam Davası
  • CHP'ye Kumpas Mı Var?
  • Milliyetsiz İslam Telkinleri
  • Türkçe Eğitim
  • Siyasal Zafiyet, Sistem Krizi Doğurdu
  • İktidar İçin Her şey Daha da Zorlaşacak
  • Vatandaşlık Bağı ile Devletin Doğru Yönetilmesi
  • Korku Siyaseti
  • Dini Siyasete Feda Etmek
  • Otokrasi ve Demokrasinin Dili
  • Siyasetin Dine Etkisi
  • Savaş Halini İktidarın Devamı İçin Kullanmak
  • Elazığ/Malatya Depremi
  • BOP Uykusu
  • Türkiye'ye Yapılan Operasyonu İdrak Etme
  • Yanlış Siyasetin Sonucu
  • Kazanan Kim, Kaybeden Kim?
  • Milliyetçilik Kontrolü
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • En Büyük İntikam, Affetmektir
  • Selefi Akımlar
  • Vicdanı Olanı Affetmek İyiliktir
  • Kutsallarımız ve Komplekslerimiz
  • Demokrasi Dışı Siyaset Otoriter Rejime Kapı Aralar
  • İçimizdeki Haririler
  • Darbelere Gerçekçi Çözüm
  • Milliyetçiliğin Nefret Dili
  • HDP ile Görüşmek
  • Din, Ahlak ve Milliyetçilik İstismarı
  • Dinle Özdeşleşen Siyaset Sosyal Barışı Yıkar!
  • Ankara'da Öldürülen Genç Üzerinden Provokasyon
  • Dini Değerler Üzerinden Siyaset
  • Kuzey Irak'taki Bölgesel Sorunlara Bakış
  • Dünya Adalete Mecburdur
  • Siyasetin Bütünleştirici Olması
  • Etnik Baro Etnik Hukuk Anlayışına Yol Açar!
  • Hapishanelerin Hazin Hali
  • Ayasofya-Lozan
  • İstanbul Sözleşmesi ve Ahlaki Çözüm
  • İnce'nin Politikası
  • 30 Ağustos Zaferi ve Malazgirt Zaferi
  • Ülkenin Sahipsizleri: Türk Milliyetçileri
  • Dünü Tartışıp Bugünü Unutmayalım
  • Tasavvuf Terbiyesi
  • Medyada Demirtaş Hissiyatı
  • Irkçılık, Kan Bağı ve Türklük
  • Suçlular Arasında da Adalet Olmalı
  • Muhalefetsiz Siyaset Olur Mu?
  • Öcalan Üzerinden Yeni Oyun
  • Siyasetin Karmaşası
  • Cumhuriyet'in Asıl Koruyucuları Müslümanlar Olmalı
  • Merhamet ve İnsanlık
  • ABD Seçimleri ve Türkiye Kaderi
  • Sorumlu Kim?
  • Dilin İzahı
  • Reform Değil Siyasi Değişim Gerekli
  • Slogan Milliyetçiliği
  • Milliyetçilik
  • Kurum İnsanı ve Dava İnsanı
  • Milli Şuur Sloganla Olmaz
  • Kabuğunu Kıran ve Kıramayan Ülkeler
  • HDP'yi Kapatmak Mı?
  • Demokrasinin Varlığı Bağımsız Bir Yargının Varlığına Bağlıdır
  • Emaneti Liyakat Ehline Vermek
  • Hiç Çakmak Bir Kişiye Verilir Mi?
  • Dönemin Değerleri
  • Kültürün Dinleşmesi ya da Dinin Kültürleşmesi
  • Akıl Hayat ve Din İlişkisi
  • Kılıçarslan'ın Mezarını Bulan Ülkücü Yürekler
  • Türk Milliyetçiliğini İtibarsızlaştırma
  • Türk Milliyetçiliği -1-
  • Türk Milliyetçiliği -2-
  • Öcalan'la Aynı Çizgiye Gelip Milliyetçilik Yapanlar !
  • Necip Fazıl Tipi Siyaset
  • En Etkili Yol: Toplumsal Bütünleşme
  • Türk Milliyetçiliği -3-
  • Demokrasi Özgürlüğü
  • Siyasetin Denetimi ve Aklı
  • 28 Şubat'ı Neden Yazmadım
  • Hükümet Sistemi ve Siyasi Parçalanma
  • Kürsüleri Kirletmeyin!
  • Andımız Krizi ve Yargının Bitişi
  • Reddettikleri Millet Değil, Türklüktür
  • Alkol Yasağı
  • HDP'yi Bir Dünya Anladı Ama Bizim Bazı Kürt Kardeşlerimiz Anlamadı
  • Ceza Hukuku ve Din
  • Müslüman Zalim Ayrımı Yapmaz!
  • Kral Çıplak
  • Ülkenin İhtiyacı: Temiz Toplum, Ahlaklı Siyaset
  • Yolsuzluğu Kapatan Kutsal El
  • Ey Muhalefet! İşiniz Çok Zor!
  • Camide Kin Değil Din Görmek Gerek
  • Fıkhı Siyasette Kullanmak
  • Bilinen Sırlar
  • Kalem Düşüncenin Namusudur
  • İki Büyük Sorun
  • Siyasette 15 Temmuz Dizaynı
  • HDP İl Binasına Yapılan Saldırıyı Okumak
  • Emevilik Halen İçimizde
  • Muhtaç Olduğumuz Milliyetçilik
  • Taliban ve Işid Arasındaki Zihinsel Kodlar
  • HDP/PKK Faşizmi
  • Seçim Barajı Neden Düştü?
  • Cumhurbaşkanı'nın Attığı Yem
  • Rüşveti Besleyenler
  • Sorunları Etkinleştirmek Ayrışmaya Kapı Aralar
  • Yerelleşme nereye götürür ?
  • İktidara Özeleştiri