BİST

Dolar

Euro

Altın

Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
28.05.2019 13:39
Millî Eğitim Bakanı orta öğretim sistemi ile ilgili programını, projesini- her ne ise- açıkladı.
Orta öğretim hayata atılmanın eşiği, yüksek öğretime hazırlık dönemi. Milyonlarca çocuğumuz, gencimiz orta öğretim kademesinde. Beklentileri yüksek. Önlerinde devasa bir sınav var. Hep bu sınav için şartlandırılmışlar. İlk öğretime başlandığı anda hedef belli: Üniversite’de mezuniyetten sonra çok para getirecek, en azından iş garantisi olan bir bölüm kazanmak. Şimdi adı dershane olmayan bir yapılanma var ve çocuklar paralel olarak o hedef için buralara da gönderiliyor. Aileler çocuklarının geleceğini garantiye almak istiyorlar.

Ve işte asıl imtihanın eşiğinde okuyanlar için yeni düzenlemeler yapılıyor.

Bu durumda ne olması beklenir? Bu konunun enine boyuna konuşulması, tartışılması, eleştirilmesi veya övülmesi.

Övecekler övmüyor, eleştirecekler eleştirmiyor. Bunda bir gariplik yok mu?

“Aslolan objektif değerlendirme” mi dediniz? Objektif değerlendirme bunlarsız olur mu? Hakikat şimşekleri nasıl çakacak?

Öğrencilerin bir şeyler söyleyecek hali yok. Varsa da onlara söylenen şu: Ders sayısı azaldı! Öğrenci psikolojisi bundan hoşlanır. Tatiller çoğalsın, dersler azalsın, sınavlar kolaylaşsın!

Ya veliler? Türkiye’de öğrenci velilerinin mevzu ile ilgili tepki verdikleri pek görülmüş bir şey değil. Servis konusunda gösterdikleri hassasiyetin yüzde biri bile böylesine ciddi konularda ortaya konulmaz.

Sendikalar? Türkiye’de yüzbinlerce üyesi olan “eğitim” sendikaları var. Sesleri solukları çıkmıyor. Onlar konuşmayacak da kim konuşacak? (Gerçi Özgür Eğitim-Sen Genel Başkanı Abdulbaki Değer fikir beyan etti, hamamın namusu böylece kurtulur mu bilmem!). Muhalif sendikalar suskun, muvafık sendikalar lâl.

Sizce bu hayra alâmet mi? En alâkasız konularda sesini yükseltenler dahi konuşmuyor. Bir tek söyledikleri “din ve ahlâk dersleri devam ediyor”. Bunun cevabı var ve bakan açıklıyor: Anayasa mecbur ediyor!

Yani şunu söylüyor: Anayasa mecbur etmese bu dersleri kaldırırdım! Muhalifler bununla tatmin oluyor, gerisi onları ilgilendirmiyor.

Belki de işin püf noktası bu: Bu sitem değişikliği değil halkla ilişkiler çalışması. (Piar desem daha memnun olurlardı, yani ki “public relations”un kısaltması PR. Biz yine de HİÇ demeyi tercih ediyoruz). Muhafazakârlar hükümet bizden, ne yaparsa iyidir, rakiplerimize koz vermeyelim derdinde.

Onlar da böylece bağlanmış. Daha ötesi, Tayyip Bey’in lehde birkaç cümle etmesi sağlanmış. Daha ne öyleyse?

Zamanlama muhteşem (hatta süper!) İstanbul seçimlerine kilitlenen bir medya cihazı var.

Kariyer, akademi, aktivite, kariyer ofisi…

Kişisel gelişimcilik bakanlığı fethetmiş! Bir yaşam koçluğu, yok. Kariyer ofisinde böyle koçlar beslenebilir!

Yüze yakın eğitim fakültesi var, hiçbirinden ses çıkmıyor; ilaç için bir eğitim uzmanı hoca konuşmuyor. Şimdi konuşmayacaklarsa ne zaman?

Sendikalar işin içinde olmadan, eğitim uzmanlarının katılımı sağlanmadan bu konuları mesele edinenler haberdar edilmeden sistem nasıl değişiyor? Diyen neden yok?

Sistemin iyiliği kötülüğü değil, asıl bu önemli. Konuşulacağı yerde konuşmamak, tartışılacağı yerde tartışmamak. Öyle de olur, böyle de biz işimize bakalım, rahatımız bozulmasın demek.

Bu suskunluk bizim bekâ meselemiz.

Mehmet DOĞAN

  • Bosna’nın Güneşli Yüzü ve “İslamın Uç Beyi Aliya”
  • Gerçek Düşman NATO!
  • Gafil Müslümanlara Çağrı
  • Batı Kudüs, Doğu Mekke!
  • Taşeronluk
  • Milliyet Nedir?
  • Gayrimüslim'in Neresi Salih, Neresi Müslim?
  • Başkanları Kibir Mahvedecek
  • "Akma Tuna"
  • Galip ve Mağluplar
  • Askerliğin Bedeli Olmaz!
  • 100 Temel Eser Dönemi Bitti
  • Medeniyet Dilsiz Olmaz !
  • Toplumda Islah Hareketi
  • Necati Öner
  • Doğu Türkistan'a Bigâne Kalma!
  • Medine Savunması
  • 2019'u Doğru Kavrama Yılı İlan Edelim
  • Uygur ve Uygar
  • Anadolu ve Fetih
  • Yerli Kombin, Yerli Konsolidasyon
  • İsraf Aracı
  • Dersimiz Tarih
  • Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
  • Böyle Uydurma Türk Dil Kurumu Olur Mu?
  • Kayyum Meselesi
  • Amerikan Resmi
  • Barışçılık!
  • ABD'nin Oyunu
  • Oryantal
  • ABD ile Rusya Arasında
  • Cami Düzeni
  • Özelleştirme ve Tekelleştirme
  • 40 Yıl Sonra Kudüs Mitingi
  • Kelime Değişince Ne Değişir?
  • Küçük Virüsün Sonuçları Büyük Olacak
  • Türkçe'nin Ahvali Fevzâ
  • Tıbbın Türkçe'ye Dönmesi
  • Ramazan ve Mukaddes Yerler
  • Milliyet Olmadan, Milli Birlik Olur Mu?!
  • Andrews’ü İyi Bilirdik!
  • Müslümanın Vakarı: Ayasofya!
  • Artık Türkçe Yerine Yeni Dilimiz: Türksel
  • Ama Acımasızlık Var, Acımalılık Yok!
  • Bizi Çimento Korumaz, Akıl, Mantık, İlim ve Güzellik Korur!
  • Türkçenin Ahengi
  • Küçük Kavimler ve Saldırgan Tavırları
  • "Dil Kurumu"muz Var Mı?
  • Aşıya Ümit Bağlanmalı Mı?
  • Meselemiz "Kıbrıs"
  • Kıbrıs Meselesi, Hayatımızın Meselesi!
  • Ermenistan Dahi Tanımadı
  • 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı
  • Milli Marş'dan Öte!
  • Ömer Seyfeddin’i Anamamak!
  • Bütün İnsanlık Orhun Abidelerini Okumalı
  • Milli Vicdan Yazarlarımızdan Mehmet DOĞAN Bey' in “Türkçe Düşünmek, Türkçeyi Düşünmek” adlı kitabı yayınlandı.
  • Orhun kitabeleri: Bütün dünya okumalı!
  • Türkçenin Dilci Meselesini Çözmek Dilcilerin Elinde!
  • Yeni Nesli Kazanmak
  • Önce Sümer’iz, sonra Eti!
  • İngilizce öğretimden beter türkçe öğretim!
  • İngilizce öğretimden beter türkçe öğretim!
  • Türkler Latin harflerini kime borçlu?
  • Van Gölü’nden Issık Göl’e!
  • ‘Âilî inkılâb’ın neresindeyiz?