BİST

Dolar

Euro

Altın

Askerliğin Bedeli Olmaz!
05.07.2018 10:21
Siyaset tüketicidir, kıyıcıdır, yıkıcıdır...Ezel Erverdi, 1990’lar siyasetine ışık tutan Aydın Menderes’le Demokrat Parti siyaset tecrübesi hatıralarını “Siyaset Zalimdir” adıyla yayınladı.

Siyaset tariflerine girersek, işin içinden çıkılmaz. Bizimki genel bir tanımlama. Bugüne kadar siyasete girip de tükenen o kadar çok dostumuz, ahbabımız, tanıdığımız var ki...Şimdi esamileri okunmuyor. Eskiden “siyaseten katl” vardı. Yani devletin bekası için adam asma. “Siyaset meydanı”, esasen idamların yapıldığı meydandı.

Şimdi en ağır cezalık suçlara bile idam verilmiyor. Müebbedin bilmem kaç kere ağırlaştırılmışına kadar gidiyor hükümler. Siyaset tüketerek yok ediyor. “Tükenen siyasiler albümü” yapılsa kimbilir kaç cilt tutar!

Siyasetin tüketim malzemelerinden biri de “bedelli askerlik”. Bugünkü şartlara bakarak bedelli askerliği gündeme getirmek pek de makul bir siyasî tavır değildir. Türkiye bir taraftan Irak’da mücadele ediyor, diğer tarafta Suriye’de. Her adımında binbir tehlike olan bir mücadele bu.

Bu ülkelerde ne kadar askerimiz var?

Bunu merak etmiyorum; yeterince vardır diyelim... Yaşadığımız günler Türkiye’nin en zor dönemi desem, mübalağa etmiş olmam. Bizler 1960’lardan beri olup bitenleri takip ediyoruz. İçerideki zorluklar, dışarıdaki güçlükler azbuçuk malûmumuz.

Türkiye’de sağ kamuoyu Sovyet sisteminin yıkılması yönünde keskin fikirlere sahipti. Ondan sonra ne olacağı konusunda uzun vadeli bir düşünce var mıydı? Bunun müsbet bir cevabı yok.

Sovyet sistemini yıkmak isteyen kapitalist blok ondan sonra olacaklar konusunda da senaryolar üretmişti. Bunların en meşhuru “medeniyetler çatışması” tezidir. Medeniyetler çatışması tezinin/projesinin ortaya atanlarca reddi veya inkârı Sovyet sonrası dünyayı açıklama bakımından değerini ortadan kaldırmadı. Böyle bir çatışma öyle veya böyle sürüyor/ sürdürülüyor.

Türkiye güvenliği için her zaman seferber olmak zorunda. İsrail bölgede çıbanbaşı olarak durdukça, ABD’nin güvenliği oradan başlar ve Türkiye’ye karşı tehdidin arkası kesilmez. (Burada Antakya’nın Kudüs’e 1130 km., İstanbul’a 1121 km. mesafede olduğunu hatırlatalım.)

Bugün Türkiye’de profesyonel askerlik belli bir aşamaya gelmiş durumda. Buna rağmen kur’a usülü de devam ediyor. Bütün orduyu profesyonelleştirmek mümkün olsa bile bu ne kadar doğru olabilir? Askerliğe atfettiğimiz kutsallık biraz da genç erkek nüfusun bütününü kapsaması ile bağlıdır. Eğer bu umumilik sürekli zedelenirse, iki tür vatandaş algısı yayılır. Paralılar bedel verir, fakirler askere gider. Yetmez, askerden sonra teskere bırakır.

Bedelli askerlik işlerin tıkırında olduğu zamanlara ait arizî bir durum olmalıdır. Her şeye rağmen süreklileştirilmesi düşünülmemelidir. Zihnimiz memleket içinden ve dışından gelecek şehit haberlerini ayarlı iken, bedelli askerliğin telaffuzunun dahi tahmin edilemeyen kırılmalar meydana getirebileceği dikkatten uzak tutulmamalıdır!

Askerliğin bedeli olmaz! Bedelli askerlik kural haline getirilemez!

Zenginimiz bedel verir

Askerimiz fakirdendir!

Bu türküyü bulup dinleyin. Fikriniz değişmezse, yapacak bir şey yok!

Mehmet DOĞAN

  • Bosna’nın Güneşli Yüzü ve “İslamın Uç Beyi Aliya”
  • Gerçek Düşman NATO!
  • Gafil Müslümanlara Çağrı
  • Batı Kudüs, Doğu Mekke!
  • Taşeronluk
  • Milliyet Nedir?
  • Gayrimüslim'in Neresi Salih, Neresi Müslim?
  • Başkanları Kibir Mahvedecek
  • "Akma Tuna"
  • Galip ve Mağluplar
  • Askerliğin Bedeli Olmaz!
  • 100 Temel Eser Dönemi Bitti
  • Medeniyet Dilsiz Olmaz !
  • Toplumda Islah Hareketi
  • Necati Öner
  • Doğu Türkistan'a Bigâne Kalma!
  • Medine Savunması
  • 2019'u Doğru Kavrama Yılı İlan Edelim
  • Uygur ve Uygar
  • Anadolu ve Fetih
  • Yerli Kombin, Yerli Konsolidasyon
  • İsraf Aracı
  • Dersimiz Tarih
  • Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
  • Böyle Uydurma Türk Dil Kurumu Olur Mu?
  • Kayyum Meselesi
  • Amerikan Resmi
  • Barışçılık!
  • ABD'nin Oyunu
  • Oryantal
  • ABD ile Rusya Arasında
  • Cami Düzeni
  • Özelleştirme ve Tekelleştirme
  • 40 Yıl Sonra Kudüs Mitingi
  • Kelime Değişince Ne Değişir?
  • Küçük Virüsün Sonuçları Büyük Olacak
  • Türkçe'nin Ahvali Fevzâ
  • Tıbbın Türkçe'ye Dönmesi
  • Ramazan ve Mukaddes Yerler
  • Milliyet Olmadan, Milli Birlik Olur Mu?!
  • Andrews’ü İyi Bilirdik!
  • Müslümanın Vakarı: Ayasofya!
  • Artık Türkçe Yerine Yeni Dilimiz: Türksel
  • Ama Acımasızlık Var, Acımalılık Yok!
  • Bizi Çimento Korumaz, Akıl, Mantık, İlim ve Güzellik Korur!
  • Türkçenin Ahengi
  • Küçük Kavimler ve Saldırgan Tavırları
  • "Dil Kurumu"muz Var Mı?
  • Aşıya Ümit Bağlanmalı Mı?
  • Meselemiz "Kıbrıs"
  • Kıbrıs Meselesi, Hayatımızın Meselesi!
  • Ermenistan Dahi Tanımadı
  • 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı
  • Milli Marş'dan Öte!
  • Ömer Seyfeddin’i Anamamak!
  • Bütün İnsanlık Orhun Abidelerini Okumalı
  • Milli Vicdan Yazarlarımızdan Mehmet DOĞAN Bey' in “Türkçe Düşünmek, Türkçeyi Düşünmek” adlı kitabı yayınlandı.
  • Orhun kitabeleri: Bütün dünya okumalı!
  • Türkçenin Dilci Meselesini Çözmek Dilcilerin Elinde!
  • Yeni Nesli Kazanmak
  • Önce Sümer’iz, sonra Eti!
  • İngilizce öğretimden beter türkçe öğretim!
  • İngilizce öğretimden beter türkçe öğretim!
  • Türkler Latin harflerini kime borçlu?
  • Van Gölü’nden Issık Göl’e!
  • ‘Âilî inkılâb’ın neresindeyiz?