BİST

1.910,41

%1,61

Dolar

13,7186

%0,40

Euro

15,5362

%0,18

Altın

786,5300

%0,95

Amerikan Resmi
02.09.2019 10:05
Türkiye’de Amerika, yani ABD düşmanları hızla azalıyor. En aşırı ABD karşıtları son yıllarda Amerikan kuzusu oluverdi! Bizim gençliğimizde şehirlerimizin sokaklarında “Kahrolsun Amerika!” sloganları çınlardı. ABD aleyhdarı bazı grupları bizzat ABD istihbaratının örgütlediği zamanla ortaya çıktı.

Samimi ABD karşıtları kimlerdi? Yine fikirleri, idealleri bu toprağa basanlar!

Suriye meselesinin gelişme seyri her aşamada Amerikan tezgâhını deşifre ediyor. ABD’nin bölgedeki aracı, terminatörü İsrail’dir. İsrail’in bölgedeki varlığı önce İngiliz stratejisinin, şimdi de ABD siyasetinin esasıdır. İki bloklu dünyada bir denge vardı ve İsrail bu denge içinde varlığını sürdürüyordu. Sovyet sistemi çökünce, İsrail’in güvenliği endişesi ABD’yi harekete geçirdi. Filistin konusunda etkili yakın destek Irak lideri Saddam’dandı, uzak destek İran’dan.

ABD önce bu iki gücü çarpıştırdı. Irak savaşı uzun sürdü (8 yıl) ve yenişme olmadan, fakat güçler harcanarak bitti. Ardından Baba Buş’un Irak işgali geldi. Bölgeye demokrasi getirmek için Irak seçilmişti. Neden Suudi Arabistan değil?

Irak’ın ABD öncülüğünde Batı tarafından işgali, medeniyet mirasının tahribi kime yaradı?

Önce İsrail’e yaradı, sonra İran’a. Irak’ın fazla görünür olmayan şiîlik resmi tazelendi ve İran cilâsı ile cilâlandı. Irak’ın kuzeyinde Kürt bölgesi oluşturuldu. Bu esasında Kürtlere ihsan değil, İsrail’e bağıştı. Türkiye ile Irak arasındaki akışkanlık böylece ortadan kaldırılmak isteniyordu.

İkinci kademe Suriye…

Suriye “baharı” başlamadan kısa süre önce vizesiz sınırdan geçip, bugün harp sahası olan beldeleri görerek, Halep’de ve Şam’da konakladıktan sonra Amman’a kadar uzanmıştık.

Ortak coğrafya on yıllar sonra müşterek bir siyasî bütün olmasa bile iktisadî bütün olmak yolunda ilerliyordu. Türkiye’nin Suriye’de, Lübnan’da ve Ürdün’de gücü yükseliyordu. Türkiye’nin bölgede siyasî değilse bile ekonomik ve psikolojik görünümünün bu şekilde değişimi İsrail için en ciddî tehditti. İsrail bölgede büyük askeri güçtü, onunla baş edebilecek tek güç de Türkiye idi. Bu iki gücün hesaplaşması er veya geç mukadderdi.

Bölge ülkelerinin Türkiye’nin yanında saf tutmaları Kudüs ve Filistin üzerinde İsrail operasyonlarını imkânsız kılabilirdi…

Şimdi geriye bakınca, Suriye meselesinin ABD tarafından ve Türkiye’nin gücünü sınırlamak için çıkarıldığını veya tahrik edildiğini düşünebiliyoruz. Bu tezgâhın içine İran’ın, Rusya’nın katılması ABD oyununun bir parçası olmalıdır. Amerika tek başına hareket etse idi, ABD düşmanlığı tavan yapacaktı. İşin içinde Rusya var, hatta İran var. Çoklu bir çatışma sözkonusu görünüyor. Ama ABD planı işliyor.

Şimdi nerede duruyoruz? “ABD-Rusya mutabakatını ihlal eden bir durum var mı?” Sorusunu cevaplamadan şu soruya cevap veremeyiz: “Suriye’nin önümüzdeki yıllarda bağımsız bir ülke olabileceğine emin miyiz?”

Hele hele İsrail’in başını ağrıtacak bir devlet söz konusu olabilir mi?

ABD Golan’ın işgalini Kudüs’ün başkentliğini işte bu dumanlı havada İsrail lehine çözüyor. İslâm dünyası lal olmuş. Çünkü bu satışta Suudlar ve Mısır da var!

Türkiye ile Arap dünyası arasına ABD himayesinde Irak’da özerk Kürdistan giriyor, Suriye’de henüz belirsiz görünen ABD garnizon devleti projesi var.

Suriye’de savaşanların Kürtler için savaştığına hangi babayiğit beni inandırabilir? ABD orada kendi vatandaşını zayi etmek istemiyor, çünkü onların kanı kıymetli; düşük maliyetli terör örgütü “savaşçı”larını kullanıyor!

Resme dikkatli bakarsak, Türkiye’nin sınırlanmasının, etkisizleştirilmesinin esas mesele olduğu rahatlıkla görülebiliyor. Oyun kurucu, karşı hamlelere göre bazı değişiklikler yaparak hedefine doğru yürüyor. Türkiye oyunu bozmak için içte ve dışta tedbirler alıyor. Şimdiki oyun güvenli bölge…

Müttefik güvenilir değilse, bölge güvenli olabilir mi?

Mehmet DOĞAN

  • Bosna’nın Güneşli Yüzü ve “İslamın Uç Beyi Aliya”
  • Gerçek Düşman NATO!
  • Gafil Müslümanlara Çağrı
  • Batı Kudüs, Doğu Mekke!
  • Taşeronluk
  • Milliyet Nedir?
  • Gayrimüslim'in Neresi Salih, Neresi Müslim?
  • Başkanları Kibir Mahvedecek
  • "Akma Tuna"
  • Galip ve Mağluplar
  • Askerliğin Bedeli Olmaz!
  • 100 Temel Eser Dönemi Bitti
  • Medeniyet Dilsiz Olmaz !
  • Toplumda Islah Hareketi
  • Necati Öner
  • Doğu Türkistan'a Bigâne Kalma!
  • Medine Savunması
  • 2019'u Doğru Kavrama Yılı İlan Edelim
  • Uygur ve Uygar
  • Anadolu ve Fetih
  • Yerli Kombin, Yerli Konsolidasyon
  • İsraf Aracı
  • Dersimiz Tarih
  • Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
  • Böyle Uydurma Türk Dil Kurumu Olur Mu?
  • Kayyum Meselesi
  • Amerikan Resmi
  • Barışçılık!
  • ABD'nin Oyunu
  • Oryantal
  • ABD ile Rusya Arasında
  • Cami Düzeni
  • Özelleştirme ve Tekelleştirme
  • 40 Yıl Sonra Kudüs Mitingi
  • Kelime Değişince Ne Değişir?
  • Küçük Virüsün Sonuçları Büyük Olacak
  • Türkçe'nin Ahvali Fevzâ
  • Tıbbın Türkçe'ye Dönmesi
  • Ramazan ve Mukaddes Yerler
  • Milliyet Olmadan, Milli Birlik Olur Mu?!
  • Andrews’ü İyi Bilirdik!
  • Müslümanın Vakarı: Ayasofya!
  • Artık Türkçe Yerine Yeni Dilimiz: Türksel
  • Ama Acımasızlık Var, Acımalılık Yok!
  • Bizi Çimento Korumaz, Akıl, Mantık, İlim ve Güzellik Korur!
  • Türkçenin Ahengi
  • Küçük Kavimler ve Saldırgan Tavırları
  • "Dil Kurumu"muz Var Mı?
  • Aşıya Ümit Bağlanmalı Mı?
  • Meselemiz "Kıbrıs"
  • Kıbrıs Meselesi, Hayatımızın Meselesi!
  • Ermenistan Dahi Tanımadı
  • 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı
  • Milli Marş'dan Öte!
  • Ömer Seyfeddin’i Anamamak!
  • Bütün İnsanlık Orhun Abidelerini Okumalı
  • Milli Vicdan Yazarlarımızdan Mehmet DOĞAN Bey' in “Türkçe Düşünmek, Türkçeyi Düşünmek” adlı kitabı yayınlandı.
  • Orhun kitabeleri: Bütün dünya okumalı!
  • Türkçenin Dilci Meselesini Çözmek Dilcilerin Elinde!
  • Yeni Nesli Kazanmak
  • Önce Sümer’iz, sonra Eti!