BİST

1.786,75

%0,58

Dolar

12,6006

%1,87

Euro

14,2289

%1,57

Altın

725,9270

%1,81

"Akma Tuna"
16.05.2018 07:51
“Nehir roman” kavramı malûm, birbirini takip eden ciltlerden, kitaplardan oluşan romanlar dizisi...

“Nehir türküler” TYB’nin 40. yılı dolayısıyla düzenlenen “Edirne’den Mostar’a Kültür Kervanı” yolculuğunda dikkatimi çekti. Zaten “bizim romanlarımız türkülerimizdir” dememiş miydi Yahya Kemal?

Balkanlar denilince ilk hatırlanan nehir Tuna’dır. Kervanımız Tuna’nın hayli güneyinden geçti ve biz onu hiç görmedik...Fakat onun üzerine yakılan türküler hep kulaklarımızdaydı. Ona “akma” diyen türkü de vardı, “Akma Tuna akma ben bir dertliyim”; onun “akmam” dediğini iddia eden diğer bir türkü de: “Tuna nehri akmam diyor!”

Her iki Türkü de hazin bir geri çekiliş hatırası yaşatıyor.

Estergon kalesi (bre dilber aman) su başı hisar

Baykuşlar çağrışır bülbüller susar

Kâfir bayrağını burcuna asar

Akma Tuna akma ben bir dertliyim

Bu ateşle yanar kara bahtlıyım

Tuna nehri akıp giden zamandır. Zamanı durdurmak, fetih günlerinin neşvesini yaşatmak ve düşmana her şeye rağmen teslim olmamak...

Bir nehirde iki kere yıkanılmaz, bir zaman iki kere yaşanılmaz...Zamanı, yani Tuna’nın akışını Estergon’da, Budin’de, Belgrad’da maalesef durduramadık... Aradan yaklaşık iki asır geçti...

Tuna nehri akmam diyor
Etrafımı yıkmam diyor
Şanı büyük Osman Paşa
Pilevne'den çıkmam diyor

Geçen zaman içinde Tuna ile dostluğumuzu hayli ilerlettik. Güzel hatıraları olan bir geçmiş vardır aramızda ve muhabbet karşılıksız olmamalıdır. O sebeple Tuna nehri, bizim kötü gidişimizi durdurmak istercesine akmaktan vazgeçmektedir. Tuna’nın akmaması, büyük kahraman Osman Paşa’nın canla başla savunduğu Pilevne’den çıkmaması ile eşdeğerdir.

Tuna akmazsa Osman Paşa Pilevne’den çıkmayacaktır. Tuna bu gayri tabii gidişe dur demelidir. Yahut da düşmanın galebesi, bizim o toprakları bırakmamız, Tuna’nın akmaması gibi gerçeğe aykırı bir şeydir. Düşman durdurulmalı, bu coğrafya ile bütünleşmiş insanlar olağan hayatlarını sürdürmelidir.

Tuna “akma” dediğimizde akmaya devam etti. Akmak istemediği, bizden ayrılmak istemediği zaman da aktı...

Görmedin mi ah civan Alişimi Tuna boyunda...

Kara kaşlı, civan Alişimiz Tuna boyunda görünmez oldu...Bir türkü bin roman!

Balkanların ma’kus talihi Pilevne’de tecessüm eder. Olağanüstü bir direnişle çok güçlü düşman ordusunu aylarca durduran Osman Paşa son bir huruç harekatı yapar... Bu sırada ağır yaralanır ve çaresiz şekilde teslim olmak zorunda kalır... Kahramanın teslim oluş levhası, düşmanın bu yüksek vakarlı adama gösterdiği ihtirama rağmen iliklere kadar işleyen bir hüzün resmidir.

Bend bir kere yıkılmıştır...

Balkanlarda müslümanlar azgın bir selin önünde giden kütükler gibi İstanbul’a doğru sürüklenmeye başlar. Çoğu sele kapılır, menziline varamaz; varanlar da perişandır...Zağra müftüsü Hüseyin Raci’nin hatıralarını okumayan ne demek istediğimi anlayamaz.

Bu uğursuz an Rumeli Türkleri tarafından hiçbir zaman unutulmamıştır. Hem nasıl unutulabilir ki? Onlar, mağlubiyetinden zafer çıkaran Osman Paşa’nın kaderine ağlamaya devam etmişlerdir. Bu onların tersine dönmüş talihidir. İşte o zamandan beri bir buçuk asırlık kıyım, kırım ve tehcirler tarihi en mutlu göründükleri anda bile onların sevincini gama tebdil eder. Doğudan bir ses, Bayburtlu Zihni bu hissiyatı ifadede yektadır:

Sümbülü şebboyu gülü har almış
Süleyman tahtını şimdi mar almış
Zevk-i şevk ehlini ah u zar almış
Gama tebdil olmuş ülfetin çağı

Seyahatimiz sırasında Osman Paşa türküsünün veya marşının sürekli fon müziğimiz olduğunu hissettik. Her suskunluk anında kulaklarımızda onun nağmeleri uğulduyor...Yol arkadaşımız Bosnalı Rahman Ademî, bu derinden gelen ve zihnimizi istila eden müziğin kaynağını şöyle açıkladı:

“Balkanlarda en şenlikle günlerde, düğünlerde bayramlarda eğlencenin en coşkun anında birden Osman Paşa türküsü çalınır...”

Hüzün büyük-küçük, kadın-erkek istisnasız herkesi teslim alır, göz yaşları adeta nehir olur...

Tuna hiç eksilmeyen hüznümüzün ebedî şahididir...

Mehmet DOĞAN

  • Bosna’nın Güneşli Yüzü ve “İslamın Uç Beyi Aliya”
  • Gerçek Düşman NATO!
  • Gafil Müslümanlara Çağrı
  • Batı Kudüs, Doğu Mekke!
  • Taşeronluk
  • Milliyet Nedir?
  • Gayrimüslim'in Neresi Salih, Neresi Müslim?
  • Başkanları Kibir Mahvedecek
  • "Akma Tuna"
  • Galip ve Mağluplar
  • Askerliğin Bedeli Olmaz!
  • 100 Temel Eser Dönemi Bitti
  • Medeniyet Dilsiz Olmaz !
  • Toplumda Islah Hareketi
  • Necati Öner
  • Doğu Türkistan'a Bigâne Kalma!
  • Medine Savunması
  • 2019'u Doğru Kavrama Yılı İlan Edelim
  • Uygur ve Uygar
  • Anadolu ve Fetih
  • Yerli Kombin, Yerli Konsolidasyon
  • İsraf Aracı
  • Dersimiz Tarih
  • Bekâ Meselemiz Suskunluğumuz
  • Böyle Uydurma Türk Dil Kurumu Olur Mu?
  • Kayyum Meselesi
  • Amerikan Resmi
  • Barışçılık!
  • ABD'nin Oyunu
  • Oryantal
  • ABD ile Rusya Arasında
  • Cami Düzeni
  • Özelleştirme ve Tekelleştirme
  • 40 Yıl Sonra Kudüs Mitingi
  • Kelime Değişince Ne Değişir?
  • Küçük Virüsün Sonuçları Büyük Olacak
  • Türkçe'nin Ahvali Fevzâ
  • Tıbbın Türkçe'ye Dönmesi
  • Ramazan ve Mukaddes Yerler
  • Milliyet Olmadan, Milli Birlik Olur Mu?!
  • Andrews’ü İyi Bilirdik!
  • Müslümanın Vakarı: Ayasofya!
  • Artık Türkçe Yerine Yeni Dilimiz: Türksel
  • Ama Acımasızlık Var, Acımalılık Yok!
  • Bizi Çimento Korumaz, Akıl, Mantık, İlim ve Güzellik Korur!
  • Türkçenin Ahengi
  • Küçük Kavimler ve Saldırgan Tavırları
  • "Dil Kurumu"muz Var Mı?
  • Aşıya Ümit Bağlanmalı Mı?
  • Meselemiz "Kıbrıs"
  • Kıbrıs Meselesi, Hayatımızın Meselesi!
  • Ermenistan Dahi Tanımadı
  • 2021 Yunus Emre ve Türkçe Yılı
  • Milli Marş'dan Öte!
  • Ömer Seyfeddin’i Anamamak!
  • Bütün İnsanlık Orhun Abidelerini Okumalı
  • Milli Vicdan Yazarlarımızdan Mehmet DOĞAN Bey' in “Türkçe Düşünmek, Türkçeyi Düşünmek” adlı kitabı yayınlandı.
  • Orhun kitabeleri: Bütün dünya okumalı!
  • Türkçenin Dilci Meselesini Çözmek Dilcilerin Elinde!
  • Yeni Nesli Kazanmak