BİST

1.409,56

%-0,15

Dolar

9,2611

%0,91

Euro

10,7467

%0,69

Altın

526,3910

%-0,72

Akıl Hayat ve Din İlişkisi
10.01.2021 20:44
İslam, akletmeyi, düşünmeyi emreder. Bilenle bilmeyenin bir olmayacağını söyler. Alimin mürekkebini şehidin kanı ile ölçer. Düşünmeyi yüceltir.

Sorulduğu zaman bu gerçeği herkes bilir. Akıl olmadan dinin olmayacağı ifade edilir.İslam'ın akla ne kadar önem verdiği anlatılır, ama iş uygulamaya gelince İslam toplumlarının en az düşünen, en az üreten toplumlar olduğunu görülür.

Bu düşünce çoraklığının birçok sebebi var, en başta -düşünmenin- sadece bazı grupların ait olduğunun düşünülmesi, dini ve milli meselelerde bir nevi düşünce tekelinin oluşturulmasıdır. Kur'an veya sünnetten hükümler çıkarmak için elbette çok ciddi bir Kur'an bilgisine ve onu hayatın çeşitli veçhelerine cevap verecek tarzda yorumlamak için -hayatla ilgili- diğer bilgi ve ilimlere ihtiyaç vardır. Ama bu her konuda geçerli olan, diğer Müslümanlara düşünme, tefekkür etme alanı bırakmayan bir durum değildir. İslam'ın düşünme emri geneldir, uzmanlık isteyen alanlar ise elbette uzmanı olanların işidir.

Gerekli bilgi kıvamına ulaşmış alimlerin dinin ana kaynaklarına başvurarak dini hükümler çıkarmaları onların görevidir. Lakin Kur'an ve sünnetin boşluk bıraktığı her alanın mutlaka din bilginleri tarafından doldurulması gerektiği düşüncesi de yanlıştır. O zaman diğer alanlarda eğitim ve öğretime ne gerek vardır?

Bu biraz da Kur'an da her şeyin yazılı olduğu, herhangi bir boşluk bırakılmadığı, açık olmayan ayetlerinden ancak müçtehitlerin hüküm çıkarabileceği inancından kaynaklanır. Kur'an'da her şeyin var olduğuna inanmak, diğer alanlarda uzmanlaşmayı ve yararlanmayı öldüren nedenlerden biridir. Din, hayatın değişmeyen, her çağda geçerli olan yanları ile ilgili temel hükümler getirmiştir. Tevhit inancı, ahiret, doğru ve yanlış olanın tefriki gibi. Mesela haksız yere öldürmek, hırsızlık, rüşvet, yalan, iftira ve zina gibi fiiller her zamanın ve her toplumsal dönemin kötüleridir.Sosyal değişmeler bu fiillerle ilgili düşünce ve tasavvurları değiştirmez. İşte din daha çok hayatın bu değişmeyen yüzüne açık hükümler getirmiş, değişen ve toplumların kültürü ve zamanın şartları ile ilgili hususları ise toplumların kendi tercihlerine bırakmıştır. Problem de buradan çıkmaktadır.

Her şeyin Kur'an ve sünnet de bulunamayacağı, Peygamber efendimiz ile Yemen'e hakim olarak gönderilen Muaz B.Cebel arasında geçen şu konuşma, açıkça ortaya koymaktadır.

Hz.Peygamber Muaz'a, bir mesele ile karşılaştığında ne ile hüküm vereceğini sormuş, Muaz: "Allah'ın Kur'anı ile" diye cevap vermiştir. "Orada bulamazsan?" "Allah'ın elçisinin sünneti ile," "orada da bulamazsan" diye sorunca "Kendi içtihat ve araştırmama göre hüküm veririm" demiştir.Hz.Peygamber Muaz b.Cebel'in bu cevabını, "Peygamberin elçisini onun razı olacağı şeye muvaffak kılan Allah'a hamdolsun," diyerek tasdik etmiştir. Muaz b.Cebel'in kendi içtihadım dediği şey kendi aklı,bilgisi ve hayat tecrübeleridir. Üstelik görevinin yargılama olduğu ve yargılamanın alelade sosyal olaylardan daha fazla dini hükümlere bağlı olduğu unutulmamalıdır. Bazı din alimleri Muaz b.Cebel'in -kendi içtihat ve araştırmalarımla - sözünden hareketle bu alanın sadece müçtehitlere ait olduğunu ifade etmişlerdir. Dini alanda hüküm çıkarmak müçtehitlerin işidir, ancak sosyal alanın her safhasını müçtehitlerin alanı olarak yorumlamak din dışındaki bütün bilgi ve ilim alanlarını yok saymaktır. Bu hadisten çıkarılması gereken en önemli sonuç, hayata dair her sorunun Kur'an ve sünnetten çıkarılamayacağı, bazı şeylerin bu iki ana kaynakta bulunamayacağı gerçeğidir. Enam süresi 38. ayette geçen, "Biz kitapta hiçbir şeyi eksik bırakmadık" ayeti de Kur'an değil, Levhi mahfuz olarak yorumlanmıştır.(Kur'an Yolu c.2) Nitekim bugün karşılaştığımız bir çok sorun, cevabı Kur'an veya sünnette olan sorunlar değil, cevabı her milletin kendi tarihi tecrübesinde ve kültüründe yatan sorunlardır. Mesela İslam, bir yönetim biçimi önermemiştir. Yönetenlerin nasıl seçileceğine, hangi şartlarda görevlerini bırakacaklarına dair hükümler yoktur. Yoktur, çünkü Kur'an bir siyaset kitabı değildir. Bunu tamamen toplumların kendi alışkanlıklarına, sosyal ve kültürel yapılarına bırakmıştır.Bunu tespit için bir taraftan içtihat kapısı kapandı deyip bir taraftan müçtehit beklemek, müçtehit gelinceye kadar sorunları ve hayatı dondurmak demektir. Böyle bir din anlayışı dine de, insana da kötülüktür. Toplumsal sorunlar beklemez. Kaldı ki her sorun din adamının ihtisas alanı içinde değildir. Dinin esas misyonu yüce yaratıcıyı tanıtmak, ahlaklı bir toplum oluşturmak ve bununla ilgili temel esasları vermektir.Bu yönüyle Kur'an hiçbir eksik bırakmamıştır. Hayatın değişen yüzü ise tamamen insanların kendi tercihlerine/tecrübelerine bırakılmıştır. Ne var ki, dinin bizi bize bıraktığı bu alanlarda bile bir din adamı despotizmi/hegemonyası oluşturulmuş, neredeyse nasıl tebessüm edeceğimiz bile din adamlarının belirlediği bir alan haline gelmiştir.

Dinin söz söylemediği alanlarda onun yerine söz söyleme hakkını kendinde bulanların, yasakçı, insana düşünme imkanı vermeyen, inisiyatif tanımayan, hayatı daraltıcı tavırları, insanla din sandığı bu görüşleri karşı karşıya getirmiş, neticede dinle bağlarının gevşemesine neden olmuştur. Kur'an'da her şey yazılıdır görüşü, hayatın her alanını din alimlerinin hükmü altına sokar. Diğer alan diye bir şey bırakmaz. Böyle olunca da akletme işi sadece din alimlerinin işi haline gelir.İslam dünyasında dini bilgi dışındaki alanlarda geri kalmanın nedenlerinden biri budur, dinin gerçek misyonunu anlamamak, Kur'an'ın insana,zamana, kültürlere ve toplumsal şartlara bıraktığı alanları,onlara bırakmamak, insanı din ve hayatın gerçekleri karşısında tercih yapmaya zorlamak... Sorunlarımızın cevabını Kur'an ve sünnette aramak bir gereklilik, ama her şeyi orada bulamayacağımızı bilip,yüce Yaratıcının bazı şeyleri bize bıraktığını anlamak da bir gerçekliktir.

İrfan SÖNMEZ

  • Askeri Sefere Çıkınca Rotamız Onunladır
  • Hitler Ne Öğretti?
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Din, Siyasete Alet Oldu
  • Trump Sadece Suriye'yi Vurmadı
  • SİYASİ FARKLAR KARDEŞLİĞİMİZİN ÖNÜNE GEÇMEMELİ...
  • Nefret, Korkakların Dilidir
  • Partilerde Adalet
  • Hükümetten Korku Stratejisi
  • İdam
  • Adalet ve Demokrasi Arayışı
  • Toplumun Vicdani Duygusu
  • Yerel Seçimler
  • Dolmabahçe Kadrosu Hazır Kıta Bekliyor
  • Yeni Bir Yıl
  • Ahlak ve Müslüman
  • Yanlışı Savunmak
  • Seçime Doğru
  • Korku Siyaseti
  • İslam'ı Şirkten Kurtarmak
  • Nurettin Soyer Şimdi Mi Akıllara Geldi?
  • Türkeş Anısı ve Siyaset
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • YSK ve Cumhurbaşkanlığı Sorunu
  • İslamda Aile ve Tek Adam Yönetimi
  • Emevi İslamı
  • Apo'nun Mektupu ve Beka Söylemleri
  • Siyasi Çürüme
  • HDP ve 19 Mayıs
  • Bozuk Yargı
  • Müslümanların İslamofobisi
  • AKP'den İmamoğlu'na Büyük Hediye
  • Seçimde Her Yol Mübah Mı?
  • 15 Temmuz, Gerçek ve Mağdurlar
  • Suriyeli Meselesi
  • AYM Kararı'nın Ölçüsü
  • Devletin Adaleti
  • Milliyetçilik
  • Sessiz Milliyetçi Olmaz!
  • Malazgirt'ten Bay Kemal'e
  • Kemal Tahir'i Anlamak
  • Kolombiya-Farc Barışı Nasıl Başarıldı?
  • Suriye'ye Neden Müdahale Ettik?
  • Darbe Üzerinden Din Düşmanlığı
  • Yeni Bir Çözüm Süreci Mi?
  • 12 Eylül'ü Anlamak
  • Silah Bırakma Süreci
  • Yargı Reformu
  • Siyaset Dili ve Ahlağı
  • Dinin Siyasete Alet Edilmesi
  • Milli Sorumluluk
  • Münbiç Belirsizliği ve Ümmet Kavramı
  • HDP'ye Kayyum ve Hazine Yardımı
  • DEAŞ, El Kaide ve Sapkın Din Anlayışı
  • Din Muhasebesi ve Yorumu
  • Farklı Dillerde Eğitim
  • Hiçbir Günahkar Başkasının Günahını Yüklenmez
  • İslam Davası
  • CHP'ye Kumpas Mı Var?
  • Milliyetsiz İslam Telkinleri
  • Türkçe Eğitim
  • Siyasal Zafiyet, Sistem Krizi Doğurdu
  • İktidar İçin Her şey Daha da Zorlaşacak
  • Vatandaşlık Bağı ile Devletin Doğru Yönetilmesi
  • Korku Siyaseti
  • Dini Siyasete Feda Etmek
  • Otokrasi ve Demokrasinin Dili
  • Siyasetin Dine Etkisi
  • Savaş Halini İktidarın Devamı İçin Kullanmak
  • Elazığ/Malatya Depremi
  • BOP Uykusu
  • Türkiye'ye Yapılan Operasyonu İdrak Etme
  • Yanlış Siyasetin Sonucu
  • Kazanan Kim, Kaybeden Kim?
  • Milliyetçilik Kontrolü
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • Milliyetçilik Kimlerin Kontrolünde
  • En Büyük İntikam, Affetmektir
  • Selefi Akımlar
  • Vicdanı Olanı Affetmek İyiliktir
  • Kutsallarımız ve Komplekslerimiz
  • Demokrasi Dışı Siyaset Otoriter Rejime Kapı Aralar
  • İçimizdeki Haririler
  • Darbelere Gerçekçi Çözüm
  • Milliyetçiliğin Nefret Dili
  • HDP ile Görüşmek
  • Din, Ahlak ve Milliyetçilik İstismarı
  • Dinle Özdeşleşen Siyaset Sosyal Barışı Yıkar!
  • Ankara'da Öldürülen Genç Üzerinden Provokasyon
  • Dini Değerler Üzerinden Siyaset
  • Kuzey Irak'taki Bölgesel Sorunlara Bakış
  • Dünya Adalete Mecburdur
  • Siyasetin Bütünleştirici Olması
  • Etnik Baro Etnik Hukuk Anlayışına Yol Açar!
  • Hapishanelerin Hazin Hali
  • Ayasofya-Lozan
  • İstanbul Sözleşmesi ve Ahlaki Çözüm
  • İnce'nin Politikası
  • 30 Ağustos Zaferi ve Malazgirt Zaferi
  • Ülkenin Sahipsizleri: Türk Milliyetçileri
  • Dünü Tartışıp Bugünü Unutmayalım
  • Tasavvuf Terbiyesi
  • Medyada Demirtaş Hissiyatı
  • Irkçılık, Kan Bağı ve Türklük
  • Suçlular Arasında da Adalet Olmalı
  • Muhalefetsiz Siyaset Olur Mu?
  • Öcalan Üzerinden Yeni Oyun
  • Siyasetin Karmaşası
  • Cumhuriyet'in Asıl Koruyucuları Müslümanlar Olmalı
  • Merhamet ve İnsanlık
  • ABD Seçimleri ve Türkiye Kaderi
  • Sorumlu Kim?
  • Dilin İzahı
  • Reform Değil Siyasi Değişim Gerekli
  • Slogan Milliyetçiliği
  • Milliyetçilik
  • Kurum İnsanı ve Dava İnsanı
  • Milli Şuur Sloganla Olmaz
  • Kabuğunu Kıran ve Kıramayan Ülkeler
  • HDP'yi Kapatmak Mı?
  • Demokrasinin Varlığı Bağımsız Bir Yargının Varlığına Bağlıdır
  • Emaneti Liyakat Ehline Vermek
  • Hiç Çakmak Bir Kişiye Verilir Mi?
  • Dönemin Değerleri
  • Kültürün Dinleşmesi ya da Dinin Kültürleşmesi
  • Akıl Hayat ve Din İlişkisi
  • Kılıçarslan'ın Mezarını Bulan Ülkücü Yürekler
  • Türk Milliyetçiliğini İtibarsızlaştırma
  • Türk Milliyetçiliği -1-
  • Türk Milliyetçiliği -2-
  • Öcalan'la Aynı Çizgiye Gelip Milliyetçilik Yapanlar !
  • Necip Fazıl Tipi Siyaset
  • En Etkili Yol: Toplumsal Bütünleşme
  • Türk Milliyetçiliği -3-
  • Demokrasi Özgürlüğü
  • Siyasetin Denetimi ve Aklı
  • 28 Şubat'ı Neden Yazmadım
  • Hükümet Sistemi ve Siyasi Parçalanma
  • Kürsüleri Kirletmeyin!
  • Andımız Krizi ve Yargının Bitişi
  • Reddettikleri Millet Değil, Türklüktür
  • Alkol Yasağı
  • HDP'yi Bir Dünya Anladı Ama Bizim Bazı Kürt Kardeşlerimiz Anlamadı
  • Ceza Hukuku ve Din
  • Müslüman Zalim Ayrımı Yapmaz!
  • Kral Çıplak
  • Ülkenin İhtiyacı: Temiz Toplum, Ahlaklı Siyaset
  • Yolsuzluğu Kapatan Kutsal El
  • Ey Muhalefet! İşiniz Çok Zor!
  • Camide Kin Değil Din Görmek Gerek
  • Fıkhı Siyasette Kullanmak
  • Bilinen Sırlar
  • Kalem Düşüncenin Namusudur
  • İki Büyük Sorun
  • Siyasette 15 Temmuz Dizaynı
  • HDP İl Binasına Yapılan Saldırıyı Okumak
  • Emevilik Halen İçimizde
  • Muhtaç Olduğumuz Milliyetçilik
  • Taliban ve Işid Arasındaki Zihinsel Kodlar
  • HDP/PKK Faşizmi
  • Seçim Barajı Neden Düştü?
  • Cumhurbaşkanı'nın Attığı Yem
  • Rüşveti Besleyenler
  • Sorunları Etkinleştirmek Ayrışmaya Kapı Aralar
  • Yerelleşme nereye götürür ?
  • İktidara Özeleştiri