Piyasalar

Bahaettin SAĞLAM beyin "Mustafa Öztürk, Dücane Cündioğlu, İsrafil Balcı ve Nurcular" konusunu ierdeleyen kitabı çıktı...

  • 364
Punto:

SUNUŞ

Kitabın kapağında isimleri yazılmış olan zatlarla; özellikle Mustafa Öztürk Hocam ile ve Nurcularla hiçbir kavgam ve takıntım olmadığı gibi, ilmin Türkiye’de tutulması için yaptıkları birçok katkıdan dolayı da onlara çok minnettarım. Fakat ilk üç isim, kendi kafa ve kalplerinde dinlerin yorum isteyen derin konuları ile çağdaş bilimleri barıştıramadıkları için, ilmî birikim gemilerini en nihayet agnostiklik ve bilinmezlik bataklığına sürdüler.

Çünkü bu zatlar, suistimal edilir korkusu ile ve altyapı yetersizliğinden, her nevi tevil ve yoruma karşıdırlar. Halbuki dinlerin dili, mecaz, istiare, ıstılah (deyim) ve Hermenötiktir. Somut örneklerle soyut yasaları avama dahi anlatmaktır. Fakat bu zevat, dinin mucizevi metinlerini avam anlayışıyla ve sokak dili ile okuyup yayınlayınca, memleketimizde, din de bilimler de ve dolayısıyla hakikat de varlık ve hayatın anlamı da kayboluyor. Hiç kimse "Varlık ve Hayat güzeldir, nimettir; dolayısıyla hakikattir." diyemiyor. Çünkü bunlar yaklaşık sekiz milyon insanı etkiliyor, diğerleri ise şaşkın ve ne yapacağını bilmiyor.

Nurculuk ise, iman hizmetinin devamı için çoğu stratejik olarak kitaplara giren zayıf birçok bilgiyi istisna edersek, kökeninde ve metodolojisinde tam bir demokrasi ve bilim cemiyeti idi. Bu hareketin temelleri olan Münazarat ve Muhakemat Şerhlerine bakabilirsiniz. Münazarat, tam bir Demokrasi ve tam bir Özgürlük Manifestosudur. Muhakemat ise İslam dünyasında bilimsel düşüncenin oluşması için ilme ve fenlere yönelik yürüyüş yaptıran son derece disiplinli bir eserdir. Fakat maalesef bu adanmış Cemaat, çağın materyalizminin zorlamasıyla ve dil yetersizliğinden düşünce ve kafaları donduran; ezber ve taklidi esas alan bir tarikat haline geldi. Diğer tarikatlara ilimlerde örnek ve öncü olacağına, taklit ve bağnazlıkta onları geride bırakıyor. Ve maalesef, Bediüzzaman çok büyüktür, dolayısıyla ne demişse en doğrusu budur, şeklindeki kaziye-i makbule ile yollarına devam ediyorlar. Çağ farkını nazara almıyorlar. Halbuki bu tarz inanç ve bu tarz bilgi edinme metodu, kendilerine yasak edilmiş idi, Muhakemat ve Lahika Mektuplarında.

İşte bu kitap ve içindeki kırk iki makale, ilmin ve hakikatin asıl sahipleri olan bu gibi zatları ve bu gibi cemaatleri yine ilme yönlendirmektedir. Dolayısıyla kimse bu kitaptan, başka hiçbir amaç ve hiçbir niyet beklemesin. Evet, bu hacimli kitap; başta fenler olmak üzere ilim, hakikat, dinlerin bilgisi ve dindar bir felsefenin elde edilmesi için ciddi bir şaheserdir. Dindar Felsefe diyorum; çünkü, insanlığın 19. asırda materyalizmi felsefe ve bilim sanması çok ciddi bir yanılgı idi. Çok şükür insanlık önemli ölçüde bu beladan kurtulmuştur bugün itibarı ile.

Düşünce ve ilim dünyasından zevk alan ve hakikat aşıkları olan bütün dostlarıma sonsuz selam ve saygı ile takdim ediyorum.

Önemli Bir Hatırlatma: Elinizdeki bu kitapta Emevi tahribatını anlatan kısa yazı ile Ayetel-Kürsi tefsiri, üç-dört yerde tekrar edilmiştir. Çünkü bugün itibarı ile doğru bir çizgiyi bulan Ehl-i Sünnet yolunu, ilmi, aklı ve kıyası reddeden, çoğu Müşebbihe, Cebriye ve Mücessime olan Ehl-i Hadisten koparmak gerektiği gibi; ırkçılığı, saltanatı, münafıklığı, Ehl-i Beyt düşmanlığını ve her nevi zulmü esas alan, İslamiyet’i ganimet toplamaktan ibaret gösteren Emevilikten de koparmak gerekiyor. Yoksa İslam Ümmetinin kaderi top-yekûn dinsizlik olacaktır.

Ayetel-Kürsiyi ve onun sırrını, ana maksadını, asıl manasını keşfeden yazılım hakikati ise, adeta her makaleyi tamamlayan ve birçok yeni açılımlara sebep olduğundan tekrar edildi. Evet, İslam dünyası Fizik, Kimya ve Biyolojide geri kaldı, onun için 300 yıldır mağlubiyeti yaşıyor. Fakat eğer bu yazılım hakikatini kullanabilse ve o kafa ile, o göz ile her şeyi değerlendirebilse, bu makus talihini tersine çevirebilecektir. Onun üzerinden Fizik, Kimya ve Biyoloji ilimlerini daha geniş ve daha güzel bir şekilde öğrenecektir. Fen bilimleri bu sefer, Nihilist Felsefeye değil de hakikate ve varlık ile hayatın anlamlı olduğuna şahitler olacaktır.

25.06.2025

Bahaeddin Sağlam