Piyasalar

Türkiye'de Seçimler ve Demokrasi

Punto:
Demokrasiyi genel olarak seçim dönemlerinde hatırlarız. Hatta toplumun önemli bir kesiminin demokrasiyi sadece seçim olarak algıladığı bir ülkede yaşıyoruz. Elbette seçimler demokrasinin olmazsa olmazlarındandır. Fakat demokrasinin bir kurallar ve kurumlar rejimi olduğunu; temel hak ve özgürlüklerin anayasal teminat altında olması gerektiğinin, hukukun üstünlüğünün, kuvvetler ayrılığının, şeffaflığın, hesap verilebilirliğin ve daha birçok hususun olmazsa olmazlar arasında olduğunu da bilmeliyiz. Ayrıca demokrasi olmayan birçok ülkede de seçimlerin yapıldığını unutmayalım. Demokrasilerde esas olan; seçimlerin adil, eşit ve özgür bir ortamda yapılmasıdır. Maalesef Türkiye bunu pek başarabilmiş bir ülke değil, eskiden beri iktidardaki partiler seçimlerde bu kurallara pek uymazlar, medyanın, hukukun ve devletin gücünü kendi çıkarları için kullanırlar. Fakat Milletimizin feraseti ve sağduyusu her seferinde galip gelir, seçim hileleri ve kayırmacılığı pek işe yaramaz. Özellikle, 16 Nisan referandumu, 24 Haziran, 31 Mart ve 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinde medya ve devletin gücü çok orantısız bir şekilde iktidar partisi tarafından kullanılmış, bu durum Milletimizin vicdanında çok büyük rahatsızlıklar yaratmıştır. Bu rahatsızlığa en çok da Cumhurbaşkanının aynı zamanda parti genel başkanı olması sebep olmuştur. Her şeye rağmen seçimler, ülkemizin iyi bir şekilde başarabildiği önemli işler arasındadır. İşte bu durum ülkemizde demokrasinin varlığının önemli bir göstergesidir. Evrensel normlarda bir demokrasimiz olmasa da demokrasinin güzelliği, erdemi ve değeri seçimler vesilesiyle bir kez daha anlaşılmış, demokrasimiz biraz daha olgunlaşmıştır. Özellikle 23 Haziran’da yenilenen İstanbul seçimleri toplumun büyük bir kesimi ve dış dünya tarafından demokrasi zaferi olarak nitelendirilmiştir. İktidar partisinin ve diğer partilerin İstanbul seçimlerinde ısrarla demokrasi vurgusunda bulunmaları demokrasimizin geleceği için çok ümit verici olmuştur. Sayın İmamoğlu’nun sevgi, barış ve huzur kavramları üzerinden yürüttüğü çok farklı bir seçim kampanyası, siyasi hayatımıza ve demokrasimize çok önemli katkılar sağlamıştır. Sayın Kılıçdaroğlu’nun seçim sonunda TBMM grubunda yaptığı konuşmada “Türkiye’nin yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacı var, ülke sorunları ancak güçlü bir demokrasi ile çözülür, böyle bir demokratik anayasa için hazır oldukları” şeklindeki vurguları demokrasimiz için çok değerli ifadelerdir. Sayın Cumhurbaşkanının da seçim sonuçlarını büyük bir olgunlukla karşılayarak Ekrem İmamoğlu’nu tebrik etmesi, “Milletin iradesine saygı duyduklarını, hiçbir şekilde Milleti suçlamalarının mümkün olmadığını ve seçim sonuçlarından gerekli değerlendirmeleri yapacaklarını” ifade etmeleri de demokrasimiz için çok değerlidir. Türkiye’nin tam demokrasiye geçmekten başka bir çıkış yolu yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Kılıçdaroğlu en kısa zamanda bir araya gelerek tam demokrasiye geçiş için yeni anayasa çalışmalarını başlatmalıdır. Diğer partileri de yanlarına alarak yeni seçime kadarki dört yıllık süre; “Cumhuriyetimizi tam demokrasi ile taçlandırılma” projesi için kullanılmalı, gereken hukuki ve idari düzenlemeler yapılmalıdır. Terörün tamamen bitirilmesi, ekonomik, siyasal ve toplumsal sorunların köklü bir şekilde çözülmesi ve vatandaş-devlet güveninin en iyi şekilde sağlanması ancak tam demokrasi ile mümkündür. Türkiye, nüfusu, toprakları ve ekonomik büyüklüğü ile dünya ülkeleri arasında ilk yirmiye giren büyük bir ülkedir. Tarih, kültür, medeniyet ve insani değerler bakımından da büyük bir zenginliğe sahip olup bu hususlarda ilk beş-on ülke arasındadır. Fakat insani gelişmişlik endeksi, demokrasi endeksi, hukuk endeksi, özgürlükler ve basın özgürlüğü, fert başına düşen milli gelir, İslam ahlakı, adalet, eğitim, bilime katkı ve benzeri göstergelerde dünya ülkeleri arasında son sıralarda yer almaktadır. Demokrasi endeksinde önde olan ülkeler, diğer bütün müspet insani göstergelerde de öndedir. 2018 demokrasi endeksinde Türkiye 110.sıraya gerilemiştir. Demokrasi endeksimizdeki bu gerileme devam ederse işte o zaman ülkemiz ciddi bir beka meselesi ile karşı karşıya gelmiş olacaktır. Demokraside Birlik Vakfı, kuruluşunun 25.yılı münasebetiyle İnsani Değerler Derneği ile birlikte uzun ve yoğun bir çalışma sonunda; Cumhuriyetimizin demokrasi ile taçlandırabilmesine katkı sağlamak için “Tam Demokrasi Platformu Hazırlık Raporu” hazırlamıştır. Bu rapor en kısa zamanda Sayın Cumhurbaşkanına, Sayın TBMM Başkanına ve siyasi parti genel başkanlarına takdim edilecektir. Bu takdimden sonra alınacak tavsiye ve tekliflerle birlikte “TAM DEMOKRASİ PLATFORMU” oluşturulacak ve toplumun idrakine sunulacaktır. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok; zamanın ruhunu iyi anlayarak, gelişmiş bir ülke olmak, barış ve huzur içinde insanca yaşamak istiyorsak; TAM DEMOKRASİYE GEÇMEKTEN BAŞKA ÇIKIŞ YOLU OLMADIĞININ İDRAKİ İÇİNDE TOPLUMUN BÜTÜN KESİMLERİ VE HERKES ÜZERİNE DÜŞEN SORUMLULUĞUN GEREĞİNİ YAPMALIDIR. 27 Haziran 2019 Mehmet BOZDEMİR