Piyasalar

TÜRK AİDİYETİ IRKİ (BİYOLOJİK) Mİ YOKSA KÜLTÜREL MİDİR?

Punto:

​Biz Türkler niye fiziki olarak birbirimize benzemeyiz?

​Esmer, sarışın, kumral, havuç kızılı...

​Aslında bütün dünya birbirine benzemiyor.

​Almanları sarışın diye biliriz; hâlbuki Güneydoğu'daki en esmer vatandaşımızdan daha esmer Alman görmüşlüğüm vardır.

Dünyada arı ırk iddiası kadar temelsiz bir iddia olamaz.

​Bu marazi iddiadan kaynaklı marazi ideolojilerle koca bir yüzyıl kana bulandı.

​Aslında her millet, şartlar müsait olunca büyük bir medeniyet oluşturmaya müsait kabiliyettedir.

​Bu yönüyle dünyada medeniyetler, geniş zaman ölçeğinde el değiştirir.

---

Orta Asya İslam öncesi Proto-Türk atalarımız, bizim için kıymetli bir koleksiyon değerinde ve aidiyet kaynağımızdır. 

Bunu inkâr etmek, millete nankörlük (küfran-ı nimet) olur.

​Teşbihte hata olmaz; bir otomobil markasının üretim bandından çıkan ilk prototip arabası gibi...

​Çok kıymetli ama gelişmiş ve güncel değil.

​Güncel olan en yeni arabanın, markaya aidiyetini güçlendiren bir çıkış noktasıdır.

---

Sosyal medyada sık rastlamışsınızdır; şovenist ergen öykünmelerine...

​İslam öncesi Orta Asya Türk kültürünü altı boş güzellemelerle yüceltip İslam sonrası Türk kültürünü küçümseyen söylemler...

​Hani bir dönem Osmanlı'yı, Selçuklu'yu öteleyip geçmişimizi Antik Anadolu uygarlıklarına bağlama hevesinin bakiyesi gibi...

Zeki Velidi Togan'a "Siz heçbir şey bilmirsiz!" dedirten hamasi, zorlama aidiyet saçmalıkları...

​Cumhuriyetin ilk çeyreğinde dünyadaki milliyetçi, şovenist akıma paralel olarak (1930-1950 arası) bizde de sefalometrik ölçümlere kadar varan ari bir Türk ırkı tespiti çalışmaları dikkate değerdir.

​Bunun en müşahhas örneği ise bir dönem bürokrasimizde hâkim olan fındık führer bıyığı...

Acaba DNA analizine tabi tutsak, ülkemizde safi Oğuz Türkü oranı ne olabilir? (En iyi ihtimalle yaklaşık %40!)

​Hatta bu DNA analizini dünyadaki bütün milletleri kapsayacak şekilde genişletecek olsak ırki manada saf bir millet bulmak mümkün mü?

​Asırlar boyu dünyada ırklar karışmıştır. 

Anadolu'da Türk dediğimiz unsur, en azından onlarca kavimle harmanlanmıştır;

çıkış noktasındaki Moğol irsi unsurlar, Soğdlular, Farsiler, Kafkas halkları, Slavlar, Araplar, Kürtler, Rumlar, Ermeniler...

​Ortak kültür havzamızın, "ortak genetik havuzu"yuz vesselam.

İmparatorluklarda aidiyet tebaa ölçeğinde olduğundan ırk öncelenmemiştir.

​Antik Çağ ve Orta Çağ uygarlıkları; Mısır, Grek, Roma, Bizans, Fars, Selçuklu, son kertede Osmanlı...

​Hepsinde yönetimde ağırlıklı bir ırk olsa da ahali ırki değil, kozmopolit bir tebaa olarak yönetime bağlıdır.

​Vergiyi kime veriyorsan onun atını takip edersin...

Halklar zamanla hâkim kültürün etkisinde, tarihî olaylar ve fırsatlar süzgecinde bir millete dönüşürler.

​Aslında bugünün dünyasında DNA şirazesinde, biyolojik manada ne Fransız ne İngiliz ne Türk ne de Meksikalı vardır.

​O zaman aidiyet kıstasımız ne olacak?

​Tabii ki hars (kültür)...

Türk kime denir?

​Türk tarihiyle, Türk diliyle, mimarisiyle, müziğiyle, sanatıyla, gastronomisiyle, memleketin havasıyla suyuyla barışık olan herkes Türktür.

​Özellikle ortak mefkûre...

​Meraği'yi, Dede'yi Mozart'tan daha önce duymak, bilmek...

​En azından kebabı fast food'a tercih etmek...

​İngilizceden önce Türkçe derdine düşmek...

​Diğer halklara düşman olmadan, mihnetine omuz verip ölesiye ülkesini sevmek...

En önemlisi de, ​dünyanın dibini görsen bile sinende yine de memleket hasreti tüttürrebilmek...

---

Din faktörünü nereye koyacağız?

​Türklerde din, sadece din değil, kültürdür.

​Ve aslında aidiyet kimliğimizin üst çatısı sayılır.

​Unutmayalım ki biz Türklerin mimari, musiki, edebiyat, yerleşik hayat (şehirleşme) kazanımları Müslüman olduktan sonra hız kazanmıştır.

​Medeniyetimiz bir bakıma İslam'la paralel yürümüştür.

​Başta İslam olmak üzere kadim Ortodoks Hristiyanlık, güneyimizden gelen Süryanilik bu kültürün mayasında pay sahibidir.

Batı'da İdil (Volga) Bulgar Türklerinden Müslüman olanların (Tatarlar, Kazan Türkleri) kimliklerini bugüne kadar korumalarındaki en önemli faktör dindir.

​Öte yandan Tuna boylarına yayılan gayrimüslim kolu olan Bulgarlar zamanla Slavlaşmıştır.

​Karaman'dan Yunanistan'a mübadil olarak göç eden Hristiyan Türkler zamanla —musiki hariç— Grek kültüründe erirken, Batı Trakya Türklerinin hâlâ Türk kimliğini koruyabilmelerindeki en önemli etkenlerden birinin din olduğu açıktır.

​Bir Boşnak veya Çerkes,Türk kültürünü özümsediği ölçüde Türktür.

​Aksine, yedi nesil Oğuz şeceresiyle övünen bir Türk, Türk kültüründen uzaklaştığı nispetle Türklükten uzaklaşır.

​Yediğinden, giydiğinden, dinlediğinden, hiçbirinde Türk kültürü izi olmayan; Türk tarihinden bihaber, ortak Türk mefkuresi ideali taşımayan, Türk diline hassasiyet göstermeyen her kim ki hamasi, kuru, kafatasçı Türkçülük yapıyorsa ya gaflet içindedir ya hıyanet ya da hıyanet içinde olanlara alet olmuştur.

​Kültürden soyutlanmış, kuru, kafatasçı, yavan ve hamasi bir milliyetçiliğin varacağı son nokta ırkçılıktır.

​O da Türk kültürünü kabile seviyesine indiren, Türklüğün ömür törpüsüdür.

A. Velioğlu/ 2026. 08.30/ İst

Küşeykül:

Kültürel aidiyeti öteleyen bir  milliyetçilik, demirin pasa yakınlığı nispetinde  şovenizme yakındır.

Dr.Abdullah VELİOĞLU / İstanbul