Piyasalar

Reddettikleri Millet Değil, Türklüktür

Punto:
Türk siyasetinin sorunu cehalettir, çağın ruhunu anlayamamaktır. Danıştay’ın andımız kararı üzerine partiler görüşlerini açıkladılar. Bazıları kararı eleştirdi, bazıları andımızı –tek tipleştirme- olarak görüp alkışladı. Problem de buradan kaynaklanıyor. Siyasi partiler arasında en temel meselelerde bile görüş birliği yok.Devlet dediğimiz aygıt, ortak noktalarda buluşan toplumlar üzerinde yaşar. Ortak buluşma noktaları olmayan bir toplum kuru bir kalabalıktır. Hiç bir davayı omuzlayacak kudreti kendinde bulamaz. O bir vücut değil, fert fert parçalara ayrılmış birbirinden kopuk bir yapıdır. Milletdediğimiz sosyolojik gerçek, dağınık, kopuk insan gruplarını bir araya getiren çağımızın nice tecrübeden sonra bulduğu/ulaştığı bir sonuçtur. Tıpkı demokrasi gibi. Sosyolojik olanı inkar, gerçeği yok etmez onu inkar edeni sadece gerçekten uzaklaştırır. Millet olmak, tek tipleşme değildir. Tali farklılıkları koruyarak ortak değerlerde buluşmaktır. Etnik kimliklerden vaz geçmek değil, onları bir ayrışma vesilesi olmaktan çıkaracak şemsiye bir kimlik edinmektir.Kısacası, hem falan kökenliyim diyebilmek, hem Türk milletindenim diyebilmektir. Mesele tek tipleştirme ise dinler de tek tipleştirir. Her dinin bir insan tipi vardır. Lakin yine de İslam kimliği altında birçok renk ve farklılık barınır. Ortak ad İslam’dır ama bunun birçok farklı deseni vardır. En başta mezhepler. Her mezhep tali meselelerde bir farklılığın ifadesidir. Dinin tek olması mezhep farklılığını engellememiştir. Din mihveri altında farklı olan sadece mezhepler, meşrepler değildir, toplumlar sosyal, kültürel, tarihi farklılıklarına göre farklı üsluplar geliştirmişlerdir. Esasta buluşan, yorum ve üslupta ayrışan bu farklılaşmalar birer rahmet vesilesi ve dini kolay yaşama kanallarıdır. Dolayısıyla bazı konularda farklı olmak ortak bir dini kimliği taşımaya mani değildir. Aynı husus milletler için de geçerlidir. Bazıları sanıyor ki Türk kimliğini geri çekerek etnik ayrışmayı önleriz. Bu millet realitesini de, etnik ayrılıkçılığın arkasındaki motivasyonu da anlamamaktır. Etnik ayrılıkçı, milleti değil, Türk milletini reddeder. Onu kendi milletleşme amacına engel olarak görür. Onun yerine kendi milletini ikame etmeye çalışır. Reddettiği millet değil, Türklüktür. Onu geri çekmek, yerine etnik kimliğini koymak ister. Buna cevaz vermek ülkeyi ortak kimliği olmayan etnik grupların çekişme alanı haline getirir. Son yıllarda parçalanan ülkelere bakın, hepsi de ortak kimliğini kuramamış devletlerden oluşuyor.Irak devleti bir Irak milleti olmadığı için parçalandı. Şii başka tarafa, sunni başka tarafa, Kürt başka tarafa çektiği için bu hale geldi. Suriye millet olamadığı için iç savaşa sürüklendi. Tek sebebi Esat’ın dikta yönetimi değil. Önümüzde bu örnekler dururken Türkiye’yi kimlik çekişmelerinin bir rekabet alanı haline getirmek aymazlıktır. Millet ve milliyetçilik çağın bir gerçeğidir. Çağa sırtını dönenler hayatın ve realitenin dışına düşerler. Zaman dışı olurlar. Siyaset ülke sorunlarını okurken daha dikkatli, daha hassas olmalıdır.