Piyasalar

MONARŞİLER Mİ, JAKOBEN CUMHURİYETLER Mİ? -2

Punto:

Monarşilerden Jakoben totaliter diktatörlüklere geçişin insan kayıpları açısından faturası:

​Sovyet Rusya'da: Yaklaşık 20 milyon

​Hitler Almanyası'nda: 11 milyon

​Mao Çin'inde: Toplam 40 milyon insan hayatını kaybetmiş; bunun iki milyonunu Kültür Devrimi'nde infaz edilenler teşkil etmiştir

Meşruti monarşilerde iyi kötü bir parlamento vardır. Mesela İngiltere özelinde "Uzun" ve "Kısa" parlamentolarda kral tenkit edilmiş, hatta idam bile edilebilmiştir. 

Parlamentolarda gruplar, hizipler, tartışma ve yenişme ortamı mevcuttur.

​Ama Jakoben cumhuriyetlerde tek adam, tek parti, hatta tek hizip vardır.

Mutlak monarşilerde parlamento olmasa da hiç olmazsa ideolojik saplantı yoktur... 

Kralların değişmesiyle yönetim tarzının değişebilirliği söz konusudur. 

Jakoben cumhuriyetlerde ise lider değişse de sistem derin ideolojinin dışına çıkamaz.

Ayrıca monarşilerde rafine bir kültür egemendir; krallar genelde eğitimli ve görgülü olduklarından, istisnalar hariç, avami davranışlardan uzak kalırlar.

Hanedanlar; Hasburglar, Romanovlar, Burbonlar, Osmanoğulları, işgal ettikleri topraklarda elden geldiğince halkın inançlarına ve yaşantılarına karışmazlar.

Adalet monarkın övünç kaynağıdır.

Vindsor'lar ve İspanyol Burbonlar zaman zaman bu geleneğin dışına çıksalar da ( Afrika, Orta Amerika, Hindistan) genelde halkın yaşantısına geleneklerine karışmamışlardır 

Jakoben cumhuriyetler ise halka bir ideolojiyi bir yaşam tarzını dayatırlar. Ve bu yaşam tarzı için gerekirse milyonları gözden çıkarırlar.

Jakoben cumhuriyetler seçime giremezler, çünkü seçimde kaybedecekleri kesindir.

Bunun için şartları bahane ederek güçlü ve derin süregen bir propoganda eşliğinde diktatörlüklerini meşru hale getirirler. 

Birinci nesil sindirilir, ikinci nesil bezdirilir, üçüncü nesil devşirilir.

​Yıl 1916...

​Ruslar Karskapı'dan Erzurum'a girerken Çar'ın amcası askerlere hitaben:

​"Evlatlarım; savaş devletler arasında olur, halkın bir suçu yoktur. Halka iyi davranın" demiştir.

(Daha öncesinde Gazi Osman Paşayı esir alan Ruslar, onu Kremlin'de ağırlamıştı.)

Bu, Çarlık Rusyası...

​Yıl 1945...

​Türkiye'ye sığınan 195 Azerbaycan Türkü, Jakoben hükümetimizin başı Millî Şefimiz tarafından Ruslara teslim edilince anında kurşuna dizilmişlerdir (Boraltan Faciası).

​Bu da Sovyet Rusyası!

​Varın kıyaslayın.

​Bizde Nâzım başta olmak üzere karıncayı incitmeyecek kadar nahif genç dimağlar, "Bizi Stalin yarattı," diye koro tutarken; Stalin, 12 bin Polonyalı subayı bir gecede kurşuna dizdirmekle meşguldü!( Katin katliamı)

​Ve ardından o meşhur küstah aforizmasını savurmuştur: "Bir kişinin ölümü dramdır, 10 bin kişinin ölümü istatistiktir!"

​Körpe zihinler meydanlarda sol yumruklarını havaya savururken Beria denen mahluk,mahzenlerde muhalif kanıyla banyo yapıyordu!

​Kısacası bir yönetim tarzının adının cumhuriyet olması onu faziletli kılmaz.

​Ötekine karşı nefretle yüklü, hamasi bir Güç İstenci ve hayvani hırslarla donatılmış insanların kontrolünde olduğu sürece, en güzel yönetim tarzlarının bile despotluğa dönüşmesi kaçınılmazdır.

​Modern cumhuriyetlerde halklar bir istismar aracıdır. 

Seçimler derin mihraklarca manipüle edilir.

​Partiler kapalı kapılar ardında derin yapıların derin lobilerinin bilek güreşlerinin sonucunda kurulur ve halkın önüne sunulur. Halk seçmez, halka seçtirilir (Amerikan seçimleri).

​Eğer ki halk bu derin istikameti terk etmeye görsün; rafine darbelerle terbiye edilir.

Tekrar ​dayatılan değişmez, değiştirilemez ideolojilerin kıskacına alınır.

​Zamanla koca bir halk, tabiatına aykırı bir ideolojinin kalıbına sokularak; nesiller, ikinci ve üçüncü seleksiyonda ideolojinin birer müridi kabilinden devşirilir.

​Halkın yüzlerce yıllık kültürel kazanımları tu kaka kabilinden tahkir edilip halkın gözünde itibarsızlaştırılır.

Yeni, kof ve yüzeysel bir nesil yetiştirilir. 

Bu nesilde geçmişi kurcalayacak ne izan kalmıştır ne de mecal...

​Başa dönersek; "Hürriyet, Adalet, Uhuvvet, Müsavat" köprüsünün altından çok su geçti.

​Artık yutmuyoruz.

​A. Velioğlu/ 2026.08. 31 / Erzurum