Piyasalar

DEPREMLERİN ACI VEREN KISA HATIRLATMALARI...

Punto:

Apartman: tanımadığınız, bilmediğiniz ve birbirinize güvenemediğiniz insanlarla  kat mülkiyeti üzerinden kurduğunuz zorunlu ortaklıktır.

Bir Apartman dairesi aldığınızda acısı uzun süre sonra çıkacak bir kazık yemiş olursunuz. Elinizde 100 m² bir daire vardır ama 10 m² arsa payınız olmuştur....

Betonarme: canınızı alan, paranızı bitiren, sağlığınızı götüren ve geleceğinizi sömüren teknolojik bir sistemdir. Dünyada sadece bizim gibi ülkelerde yoğunlukla kullanılır. Bina yapımında tek alternatif değildir.

Pahalıdır, kısa ömürlüdür, insani değildir, bulunduğu alanda tekel oluşturur. Hafriyatı, vinci, beton mikseri, pompası, demiri, velhasıl her şeyi atık üretir, çöp çıkarır, her yeri kirletir. 

Kimyasal gaz çıkarır, doğadaki suyu bitirir, insana nefes aldırmaz.

Canlı canlı tabuta girmek gibidir...

Kent: Hiçbir probleminin çözülememesi üzerine kurgulanmış bir yaşam alanıdır.

Trafikte ömrünüz tükenir

Betonarme apartmanların arasında sağlığınız biter.

Milyonlarca insanın içinde sıfır güvenlik ve yalnız bir hayat sizi öldürür.

Adımınızı her attığınızda para harcarsınız. Park parayla, su parayla, sosyalleşme parayla, konut fahiş fiyata, otopark da parayla.

Velhasıl kentte her şeyi sömürülen bir köle gibi yaşarsınız buna yaşamak denirse...

Rant: Haksız kazanç demektir. Ahmet'e verilen hakkın Mehmet'e verilmemesidir. Ülkemizde çoğunlukla imar artışı olarak bilinen fazladan inşaat yapma fenalığıdır. 

Çoğunlukla siyasetin finansmanı için imar rantı kullanılır. Bunun için parti ve ideoloji ayırımı yoktur. 

Popülizme, fırsatçılık ve çıkarcılığa alışmış halkımız bu sebeple betonarmeye tapar, inşaat rantını kutsar, oyunu ve parti seçimini buna göre yapar. Başkan adayından kaçak inşaatına onay verme şartıyla oy pazarlığı yapar.

Ülkemizde gayrimenkul değer artışına, betonarme apartmana, imar rantına, parsel bazında kentsel dönüşüme ve imar rantı üzerinden siyasetin finansmanına dayalı kentleşme politikaları milli güvenlik sorunudur.

Bu uygulamalar:

Toplumsal barışı bitirir

Ekonomiyi çökertir

Nüfus artış hızını düşürür

Aileyi yok eder

İnsanları mülksüzleştirir

Kiracıları ve kira bedellerini artırır

Toplum sağlığını bozar

Enflasyonu ve faizleri yükseltir... 

Sonuç olarak kentleşme politikaları: ülkemiz ve benzer ölçekteki ulus devletler için bu saatten sonra varlığımızı her açıdan tehlikeye atan bir noktaya evirilmiştir. Konu artık rant, kazanç, konut fiyatlarının ya da kiraların yüksekliği meselesini aşmıştır. 

Büyükkentler, megakentler, smartkentler derken bu ölçek ve klasmanlar ulus devletlerin kapasite ve ölçeklerini çoktan delip geçmiştir.

Artık ulus devletler, bırakın olağanüstü krizleri, olağan süreçleri yönetemez hale gelmiştir. Bu iş çıkar çalışmasını çoktan geçmiştir. 

Mesele insanlığın kadim varlığını tehdit etmektedir.

Sanayi devrimleri

Kentleşme 

Demokrasi ve

Ulus devletler 

Döngüsü sahiplerinin istediği son sürece gelmiştir.

Bu mantıksız durum sürdürülemez...

Serkan AKIN ( Y. Mimar) / İSTANBUL