Piyasalar

BAŞARILI PARTİLERİN SIRLARI-1

Punto:

21.Yüzyılın ilk çeyreğinde Ak Parti aralıksız iktidar, CHP'de aralıksız muhalefet. Buna göre Ak Parti
başarılı, CHP başarısız veya her ikisi de başarılı diyebilir miyiz?" diye soru sorarak yazıya başlasam
eminim "her ikisi de başarılı" diyenlerin oranı diğerlerine göre daha yüksek çıkacaktır. Ancak ben
böyle düşünmüyorum. Nedeni ise; 25 yıldır hem iktidar olmayı başarmış hem de muhalefeti yönetmiş
bir Ak Parti'nin başarısından söz edeceğimde, onun için. Bu başarının arkasında Ak Parti'nin ülkeyi
düşük seviyeden yükseğe, mutsuzluktan huzura, güvensizlikten daha güven ortamına, itibarsızlıktan
daha itibarlı duruma getirdiği için olduğunu düşünmeyin! 
Son 15 yıldır sorunların çözümü yerine yeni sorunlar üretilmesinden kaynaklı, siyasette oluşan boşluk
ve durumdan görev çıkartanların sıklıkla çözüm olarak başvurduğu “yeni bir siyasi parti” kuruluşlarına
sıklıkla şahitlik yaptık. Hala da bu hareketliliğin azaldığını söyleyemiyoruz. Halkın yoksulluk ve sefalet
düzlemine alıştırıldığı bu ortamda neden bu çalışmaların başarıya ulaşamadığını sorgulamak bizler için
bir görev olduğunu söylemek zorundayım. Gelin yeni bir siyasi çalışmanın neden başarısız olduğu
üzerinde biraz kafa yoralım. İdeolojide mi eksiklik, liderde mi özellik sorunu olduğunu biraz
araştıralım. İnsanların mevcut iktidarın iyi yönetemediğini görüp, yaşayıp ta muhalefeti değil de yine
mevcudu tercih ettiğini sorgulayalım.
Eric Hoffer "Kesin inançlı" eserinde "küçük adamlar”dan oluşan kitlenin “halkın sözde temsilcisi”
olduğu zaman ve gücü ele geçirdiği durumlarda bunu nasıl kötüye kullandığını çeşitli kitle
hareketlerinden örneklerle analiz ediyor. Hoffer “dünyadaki bütün kötülükler, birilerinin başkalarının
iyiliği için hareket etme hakkını kendilerinde görmesiyle başlar.” Hoffer kitabında kitle hareketlerinin
oluşumunda kitle psikolojisinin gücünü, bu psikolojinin “bireylilik yitimi”ne nasıl neden olduğu ve
“yaralı bilinç”li insanlardan oluşan kitlenin öznelerarası durumunun bir toplumu nasıl felakete
sürüklediğini çeşitli örneklerle ortaya koyuyor. (Prof.Dr.Hasan Tutar)

SİYASİ PARTİNİN BAŞARILI OLABİLME ŞARTLARI
Bu çalışma, yazar Eric Hoffer’in 1951 yılında yayımlanan “Kesin İnançlı” kitabında yer alan tespit ve
görüşlerinden, “Bir kitle (parti) hareketinin büyümesinde dikkate alınması gereken temel etkenler”
yönünden yapılmış bir tasnif çalışmasıdır. Yazıda geçen “kitle hareketi” ibaresi dar anlamda
“değişimci siyasi parti” veya “siyasi hareket” olarak da okunabilir. Bu çalışmayla Hoffer, Amerika'nın
en yüksek sivil nişanı olarak bilinen “Presidential Medal of Freedom” ile onurlandırıldı.

BİR PARTİ HAREKETİ COŞKUNLUK YARATAN BİR KAYNAĞA DAYANMALIDIR
Tüm kitle hareketleri taraftarlarında ölüme hazır olma ve birlikte hareket etme eğilimi yaratır; vaaz
ettikleri doktrin ve ortaya koydukları program ne olursa olsun, fanatizmi, coşkuyu, ateşli umutları,
nefreti ve hoşgörüsüzlüğü besler. Hepsi kör inancı ve azimli bir sadakati gerektirir.
Dinsel, milliyetçi ve devrimci vb. kitle hareketleri
Bir kitle hareketi kendini bir başka kitle hareketine kolayca dönüştürebilir
-Milliyetçi, devrimci, dinsel vb. hareketler, taraftarlarını aynı tip insanlardan seçtiğine ve aynı tip
zihniyete hitap ettiğine göre, bir kitle hareketi kolayca kendini bir başkasına dönüştürebilir. İnsanlar
bir kitle hareketine katılmaya hazır hale geldiklerinde sadece belirli bir doktrini ya da programı olan
bir harekete değil, fakat genellikle etkili olan herhangi bir harekete katılabilir duruma gelirler.
Dinsel bir hareket sosyal bir devrime veya milliyetçi bir harekete; milliyetçi bir hareket, sosyal bir
devrime veya dinsel bir harekete dönüşebilir.

Bir kitle hareketi doktrininin kitleler üzerinde etkili olabilmesinin temel şartları:
Bir doktrinin etkililik derecesi hakkındaki yargı, içeriğinin doğruluğundan değil, fertleri gerçek
çevresinden nasıl tamamen izole edebildiği ile çıkarılmalıdır. Hiçbir doktrin tek gerçek olarak
tanıtılmadıkça etkili olamaz. Kesin inançlıyı etrafındaki dünyanın sürprizlerine ve tatsız gerçeklerine
karşı koruyan onun katiyen yanılmaz doktrinidir. Bir doktrin etkili olabilmek için anlaşılmaz fakat
inanılır olmalıdır. İnsanlar sadece anlamadıkları şeylerden kesin emin olurlar. Anlaşılır bir doktrin
kuvvetten yoksundur.

“YETENEKLİ BİR LİDER” GEREKLİDİR
-Koşulları olgunlaşmamışsa, potansiyel bir lider ne kadar yetenekli ve inandırıcı, öne sürdükleri ne
kadar kutsal olursa olsun, kimse onu izlemeyecektir. Yoktan bir hareket yaratamaz. Bir liderliğin,
kitle (parti) hareketinin yükselmesi için gereken koşulları oluşturamayacağı açıktır. Hareket ve lider
kendini göstermeden önce kitlelerde onu takip etmek için bir heves bugünden güçlü bir tatminsizlik
oluşmuş olmalıdır.
-Lider olmaksızın zamanın olgunlaşması, otomatik olarak bir kitle hareketi yaratamaz;
-Bir kitle hareketi liderinde olması gereken temel nitelikler:
Üstün zeka, asil karakter ve orijinallik ne gereklidir ne de arzu edilir; Asıl gerekli nitelikler ise şöyle
sıralanabilir: Cüret ve meydan okumadan hoşlanmak; çelikten irade; kutsal bir fikre duyulan fanatik
bir inancı; kader ve şansına inanç; birbirine kenetlenmişçesine kolektifliğin önemini anlayabilme;
bugünü beğenmeme; ateşli nefret; sembollerden (büyük gösteriler ve törenler) zevk alma; tutarlılık
ve dürüstlüğe aldırmamakta ifadesini bulan sınırsız utanmazlık ve hepsinden önemlisi; bir grup
yetenekli ve rütbeli insanın içten bağlılığını kazanabilme ve bunu devam ettirebilme kapasitesidir.
Bir liderin olağanüstü yetenekleri, onun kitleleri elde edebilmesinden çok, küçük bir grup yetenekli
insanı cezbedebilmesiyle ortaya çıkar. Bu insanlar korkusuz, gururlu, akıllı ve büyük ölçekli görevleri
örgütleyip, bu görevlere katılabilecek yetenekte olmalı. Bunlara ek olarak da liderin iradesine
tamamen itaat etmeli, ilham ve gücünü ondan almalı ve bu itaatten de gurur duymalıdır. Bu sayılan
özelliklerin hepsi eşit önemde değildir.
-Başarılı liderlik için en önemli kişisel özelliklerden birisi, kişinin gerek dost, gerek düşmanı; gerek
geçmişteki gerek günümüzdeki örnek kişilikleri taklit edebilmeye açık olmaktır.
-Liderin acımasızca baskı uyguladığı yerlerde bir kitle hareketinde olduğu gibi, liderler kendilerine
körü körüne itaat edilmesini sağlayabilir ve tüm insanların korkak olduğu teorisinden hareket
ederek sonuç alabilir.
-Lider pratik ve gerçekçi olmalı, hayalcinin ve idealistin dilinden de konuşabilmelidir.
-Başarılı bir iş adamının aklı “var olan şeylere uyum sağladığından ve kalbi “şu an” başarılabilecek
şeylere ayarlandığından çoğu zaman bir halk lideri olarak başarısız olur.
-Bir lider tüm nefretleri tek bir düşman üzerinde toplamalıdır.
Bir kitle hareketinin gücü kininin canlılığı ve gerçekliği ile doğru orantılıdır. Müşterek kin, en
heterojen elemanları bile birleştirir. Kin duyulacak kayda değer bir düşman seçilmelidir. Bir düşmanla
bile olsa müşterek bir kini paylaşmak, ona bir yakınlık duygusu bulaştırır ve böylece onun karşı koyma
kudretini zayıflatır. Hareket içindeki her zorluk düşmanın işidir. İdeal düşman yabancıdır ve düşman
olarak nitelemek için iç düşmana yabancı bir ecdat yaratılır.

-Kitle hareketi liderliği için önemli olan fikirlerin niteliğinden çok kibirlilik, başkalarının fikirlerine
aldırmamak ve tek başına tüm dünyaya meydan okuyabilmektir.
Bir dereceye kadar sahtekarlık, etkili bir lider olabilmek için gereklidir. Gerçeklerin bilinçli olarak farklı
yansıtılması olmadan bir kitle hareketi de olamaz.
-Kitle hareketlerinin aradığı veya bizzat kışkırttığı çatışmalar sadece düşmanı devirmeye değil, aynı
zamanda taraftarlarını bağımsız kişiliklerinden soyup, kolektifin ortasında eriyebilir hale
getirmelerine hizmet eder.
Arazi temizlemek, şehirler inşa etmek ve büyük ölçekli endüstriyel girişimler de aynı amaca hizmet
eder. Sadece yürüyüşler bile birleştirici olabilir.
-Bir liderin en temel işlerinden biri, taraftarlarında heybetli, kutsal ya da heyecanlı bir gösteri
yaptıkları hayalini yaratarak ölmenin ve öldürmenin acı gerçeğini maskelemektir.
Ölümü korkusuzca karşılamak için bir tür uydur-inan gereklidir. Londra halkı, bomba yağmuru altında
kahramanca hareket etmiştir çünkü Churchill onlara kahraman rolü vermiştir.
-Liderin kişiliği, bir kitle hareketinin niteliğini ve ömrünü belirleyen kritik faktörlerden biridir.
Lincoln ve Gandhi gibi az bulunur liderler sadece harekete sızan kötülükleri kontrol altında tutmaya
çalışmakla kalmamış, aynı zamanda hareketin hedefi az çok somutlanmaya başladığında ona nokta
koymayı da bilmişlerdir.
-Kriz zamanlarında, savaş, deprem, salgın hastalık, ekonomik bunalım ve sel, gibi felaketlerde, tek
başına bireysel çabanın hiçbir önemi yoktur.
Her koşuldaki insan bir lideri izlemeye ve ona itaat etmeye hazırdır. İtaat etmek, gündelik, güvensiz
yaşantı içinde tutunulabilecek tek sağlam daldır.

Metin Çınar/ANKARA