Piyasalar

Arapça Tabelalar Kaldırılsın Mı?

Punto:
“Bu günden sonra hiç kimse divanda, dergâhta, barigâhta, mecliste ve meydanda Türkçe’den başka dil konuşmayacak…” (Karamanoğlu Mehmet Bey’in Fermanı’ndan ) Yaklaşık 700 yıl evvel Karamanoğlu Mehmet Bey bir ferman yayımlar ve bu fermana uyulması sağlanır. Peki ne oldu da Karamanoğlu böyle bir ferman yayımlama ihtiyacı hissetti. Türk Dili’nin tarihi seyri içerisinde tam anlamıyla bir birlik sağlanamamıştır. Bu gün olduğu gibi. Dün de Tatar Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Özbek Tğrkçesi, Uygur Türkçesi , Gagavuz Türkçesi, Türkmen Türkçesi , Kazak Türkçesi vardı. Dün de Türkler ayrı ayrı idi, bu günde. Dünde Türk Birliği yoktu, bu günde. (Her ne kadar bugün Türk Birliği kurulması yönünde ve tek alfabe konusunda ciddi çalışmalar varsa da henüz netleşmiş bir durum yok.) Bunun yanı sıra Arapça ve Farsça her zaman yazı dilindeki hâkimiyetini sürdürmüştür. (Dil bilimcilerimiz, bu durumun Türkçenin gelişimini engellediği konusunda hem fikirler.) Karamanoğlu Mehmet Bey bulunduğu dönemin şartları gereği böyle bir çözüm bulmuş ve uygulamıştır. Bu gün on bin dil arasında Türkçe resmi 7. dildir. 200 milyon insan Türkçe konuşmaktadır. Bu ise son derece bizim için ciddi bir rakam. Peki bu güzelim dili ne hale getiriyoruz veya getirdik? Bu güne gelindiğinde karşımızdaki ana sorun ne? Kelimenin tam anlamıyla Dil Bilimcilerimizi ürküten bir durumla karşı karşıyayız! Dün Türk dilini, Arapça ve Farsçadan arındırılarak, “Milli Dil” oluşumu konusunda çalışmalar yapılırken, bugün maalesef içler acısı bir durum gelişim göstermektedir. “Rezidans Türkçesi, rezidans dili!” Türkçe –İngilizce, Türkçe –Fransızca veya Türkçe-İngilizce-Fransızca karışımı bir dil! Torun-dede değil, baba-oğul konuştuklarını anlamıyorlar! Modernlik, çağdaşlık adına ortaya anlaşılması imkânsız hale gelen bir dil çıktı. Evet, alınan karar gereği Arapça tabelalar kaldırılacak, yerine yüzde 75 Türkçe olmak şartıyla yeni tabelalar konulacak. Bu güne kadar yabancı dil de yazılı tabelalar için bir karar yokken bu durum hangi ihtiyaçtan kaynaklandı!? Dilimizdeki en büyük “Dil” problemini de böylelikle halletmiş mi olacağız.!? Peki, birileri şu sorulara cevap verebilecek mi? merak ediyoruz. - Neden sadece Arapça tabelalar? Diğer dillerdeki tabelaların dokunulmazlığı mı var? - Milli dil konusun da ne tür çalışmalar yapılıyor? - Özellikle yazı dili konusunda da belli standartlar olacak mı? - Okullarda ve kurumlarda konuşma diline çeki düzen verilecek mi? Bu konuda halkın ortak kanaati, “BÜTÜN TABELALAR TÜRKÇELEŞTİRİLSİN. Bunun yanı sıra konuşma ve yazı dilinin içinde bulunduğu karmaşık durumdan kurtulması için acilen gerekli tedbirler alınsın! Türk Dil Kurumu bu ve benzeri konulardaki çalışmalarını halk ile paylaşsın!” Maalesef bazı konular vardır ki, ülkenin varlık ve bekası konusunda en ön sıralarda yer alır. Dil bunların başında gelir. Ve tabiki bunun hemen arkasından toplumsal hayat konusundaki çarpıklıklar ve çarpık ilişkiler ana problemlerimizi oluşturmaktadır. Biz ortak toplumsal problemlerimizi sıcaklığını koruyacak şekilde gündemde tutmaya devam edeceğiz. İsmet TAŞ – İç Anadolu Birliği Genel Başkanı Dünya Jurnalistler Birliği Türkiye Baskanı