Piyasalar

ANTİ-NARSİST HARİKA İNSANLAR

Punto:

   Harika insanlar, kendilerinden çok başkalarıyla ilgilenme eğiliminde olan, “senci” diyebileceğimiz kişilerdir. Daha çok dışa dönüktürler ve dikkatlerini kendi içlerinden ziyade karşılarındaki insanlara yöneltirler. İnsanları gerçekten tanımak isterler. Bu nedenle onların ne yaptıklarını, ne düşündüklerini ve ne hissettiklerini öğrenmek için sorular sorarlar.

      Harika insanların bakış açıları geniştir. Sadece kendileri hakkında değil, çok farklı konularda da sohbet edebilirler. Bu özellik onları doğal olarak çekici ve ilgi uyandıran kişiler haline getirir.

      Anti-narsist olan bu harika insanlar, karşılarındaki kişinin ses tonundaki duygusal mesajları anlamaya çalışırlar. İnsanların yüz ifadelerine ve beden dillerindeki ince işaretlere dikkat ederler. Bu yüzden çoğu insan, böyle “senci” bir anti-narsistle konuştuktan sonra gerçekten anlaşıldığını hisseder.

      İnsanın en büyük ihtiyaçlarından biri anlaşılmaktır. Bu ihtiyacı karşılayabilen insanlar, başkalarının hayatına dokunabilir ve güçlü bir kalp köprüsü kurabilirler. Nitekim Robin Sharma şöyle der: İnsanlar, hayatlarına dokundukları kişilerin kalplerinde yaşayarak bir anlamda ölümsüzlüğe ulaşırlar.

      Aslında anlamak, bir bakıma sevmektir. Çünkü anladığımız insanları severiz; gerçekten anladığımız insanlara düşman olmak zordur.

      Anti-narsistler iltifat etmeyi severler ve insanları kolay kolay yargılamazlar. Mark Twain’in “İyi bir iltifatla iki ay yaşayabilirim.” sözü, insanın takdir edilme ihtiyacını çok güzel anlatır. Twain’in bu tespiti, nezaketin insan ruhu üzerindeki iyileştirici gücünü vurgular.

      “Senci” anti-narsistler kendilerini hayatın merkezine koymazlar. Bu nedenle harika insanlardır. İlgiyi kendi üzerlerinde toplamak yerine, karşılarındaki insanın üzerinde yoğunlaştırırlar. Başkalarına ilgi gösterdikçe, doğal olarak kendileri de ilgi görürler. Bu süreçte güçlü ve samimi dostluklar oluşur.

     Anti-narsistler, karşılarındaki insanın içindeki en iyi yönleri ortaya çıkarabildikleri için kendilerini genellikle iyi hissederler. Çünkü bir insanın içindeki iyiliği görmek ve onu görünür kılmak, hem ilişkileri hem de insan ruhunu güçlendiren en değerli davranışlardan biridir