BİST

0,00

%0,00

Dolar

0,00

%0,00

Euro

0,00

%0,00

Altın

0,00

%0,00

Gündem
Bağımsız Türkmeneli Türk Cumhuriyeti Kurulmalıdır
30.11.2019 09:46
Emperyalizmin maşası durumunda bulunan PKK, YPG,PYD,DAİŞ teröristlerine yıllardan beri söylüyoruz: Devletimizin sabrını devletimizin aczi zannedenler tarih boyunca yanıldıkları gibi şimdi de yanıldıklarını göreceklerdir. diye.

Nitekim de öyle oldu ve şanlı Türk ordusu bütün terörist yuvalarını yerle bir etti ve ediyor ve edecek.

Suriye Amerika'nın, Rusya'nın,İran'ın ve daha birçok ülkenin ve her türlü terörist örgütün bulunduğu tam bir terör bataklığı durumundadır.
Gönül isterdi ki Suriye bir terör bataklığı haline gelmeden Türkiye zamanında gereken tedbirleri alabilseydi ve gereğini yapabilseydi.

Türkiye bölge ülkeleri ile işbirliği yaparak Türkiye, Suriye, Irak, İran, Rusya bu bölgede bütün terör yuvalarını kurutabilmeliydi.
Ama, "Zararın neresinden dönersen kardır." sözü gereği yine bunu yapmalıdır.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Irak'ta PKK, PYD militanlarına binlerce tırlık ve uçaklık malzeme göndererek bir PKK ordusu kurdurduğu bir gerçektir.

Ordu demek devlet demektir. Yani Amerika'nın Kuzey Suriye'de Kuzey Irak'a benzer bir Kürt Devleti kurdurmanın peşinde olduğu açıktır. Suriye'de bunu gerçekleştirdikten sonra sıranın İran ve Türkiye'ye geleceği aşikardır.
Büyük Ortadoğu projesinin ve büyük İsrail Projesi'nin açık hedefi budur.

Büyük Ortadoğu Projesi çerçevesinde son 25 yılda güçsüzleştirilen ve parçalanan Ortadoğu'nun İsrail'in büyük İsrail hedeflerine hizmet ettiği aşikar ortadadır. Türkiye'nin, emperyalizmin bu hedefini durdurmak üzere Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında kurduğumuz Sadabat Paktı gibi bölge ülkelerinin katıldığı yeni paktları süratle kurması ve hayata geçirmesi elzemdir. Irak'tan Emperyalist güçlerin çekilmesinin sağlanması ve bütün terör yuvalarının kurutulması temel hedefimiz olmak zorundadır.

"TÜRKMENELİ TÜRK CUMHURİYETİ" KURULMALIDIR

1957 Krallık Dönemi’nde yapılan sayımda Irak’ta 500.000 Türkmen yaşadığı belirtilmiş ve 1959’da yayınlanan sayım verileri, sayılarını 567.000 olduğunu göstermiştir. Irak’taki yıllık nüfus artış hızı yapılan hesaplamalara göre %3.296’dır. 1959 yılını baz alarak bu verilere göre 1994 yılında Irak’ta yaşayan Türkmen sayısı ise 1.764.029 olarak bulunur.

Dolayısıyla, Irak’ta gelmiş geçmiş iktidarlar ve halen iktidarda bulunan rejim her ne kadar Türk nüfusunu gizlemiş ve az göstermiş olsa bile, Kerkük, Erbil, Musul vilayetleri, Selahattin ile Diyala’nın ilçe ve köyleri ile Bağdat’ta yaşayan 300.000 civarındaki Türkmen nüfusu dikkate alındığında Irak'taki Türkmen nüfusun en düşük bir rakamla iki milyonun üzerinde olduğunu ispatlamaktadır. (Aydın BEYATLI - Bayrak Dergisi 01/2003)

Diğer taraftan Suriye’deki toplam Türkmen sayısı 3,5 milyondan fazla olup bunlardan 1,5 milyon Türkmen rejimin asimilasyon politikasına rağmen dilini koruyabilmiştir. Türkmenler, Suriye’de Araplardan sonra en kalabalık etnik gruptur. Yoğunluk olarak Halep, Humus, Hama, Lazkiye, Golan Tepeleri, Şam, Dara ve İdlib gibi önemli şehirlerde ve bu şehirlere bağlı köylerde yaşamaktadır.

Netice itibariyle Suriye'nin Halep şehrinden başlamak üzere Irak'ın Musul, Kerkük, Süleymaniye bölgelerinde yoğunlaşmak üzere Suriye ve Irak'ta 6 milyona yakın Müslüman Türk yaşamaktadır. Hatay'dan başlayarak Suriye'nin Halep şehri ve devamı ile; Irak'ın Musul ve Kerkük şehirleri hattındaki Kuzey Suriye ve Irak sınırları birleştirilerek bu bölgede bir "Türkmeneli Türk Cumhuriyeti'nin" kurulması gerek bölgedeki sorunun çözülmesi gerekse Türkiye'deki terör meselesinin kökünden çözülmesi için Türkiye'nin takip etmesi gereken en doğru politikadır.

Türkiye Suriye ve Irak'ta yaşayan 6 milyon Türk'ü birleştirmeli, organize edebilmeli ve onlara bir zulüm yapılması halinde 1974'te Kıbrıs'ta yaptığımız gibi Türkmeneli Barış Harekatı gerçekleştirilmelidir. 1974'ün imkan ve şartları ile Kıbrıs'ta bunu gerçekleştiren Türk devleti ve milleti şu andaki mevcut Türkiye ve dünya şartlarında bunu çok rahatlıkla gerçekleştirebilir.

Böylece Hatay'dan başlayarak Suriye'nin Halep şehri ve devamını; Irak'ın Musul, Kerkük ve Süleymaniye şehirleri ile birleştiren "Türkmeneli Türk Cumhuriyeti" kurulmalı ve bütün dünyaca tanınması sağlanmalıdır.

KAHRAMAN ORDUMUZUN ŞEHİD KANLARIYLA KAZANDIĞI ZAFERLER MİLLİ DIŞ POLİTİKAYLA TAÇLANDIRILMALIDIR

Türk diplomasisinin ve dış politikasının son 300 yılda gösterdiği büyük bir zaaf vardır. Kahraman mehmetçiğimizin ve kahraman ordumuzun şehit kanlarıyla cephede kazandığı zaferlere denk diplomasi masasında gereken sonuçları alınamamış; cephede zafer kazanmış; ama masada kaybetmişizdir.

Nitekim Kıbrıs'ta mehmetçiğimiz 6 yılda, 6 ayda alınmaz denilen hedefleri 6 saatte fethetmiş; ama Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hala dünyada hiçbir ülke tarafından tanınmamıştır. Bu Türkiye diplomasisinin ve dış politikasının zaafının hala devam ettiğini göstermektedir. Türkiye, bu zaafını süratle gidermek ve savaş meydanlarında şehitlerimizin kanı pahasına kazandığımız zaferleri; milli bir dış politika ile taçlandırmak mecburiyetindeyiz.

BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ TÜRK CUMHURİYETİ’NİN KURULMASINI ESAS ALMAYAN HİÇ BİR ANTLAŞMAYI YETERLİ BULMUYORUZ

Kuzey Suriye ve Irak’ta Halep, Kuzey Suriye, Musul, Kerkük, Süleymaniye, Tuzhurmatu bölgesinde yaşayan 6.500.000’u aşkın Müslüman Türk’ün bulunduğu bölgede “Bağımsız Türkmeneli Türk Cumhuriyeti” kurulmalıdır.

1938’in 39’un şartlarında Hatay’ı anavatana katmamız; 1974’ün şartlarında Kıbrıs’ta Barış harekatını gerçekleştirerek daha sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini gerçekleştirmemiz dikkate alındığına bugün Türkmeneli Türk cumhuriyetini kurmak o zamanki şartlara göre son derece daha uygundur,mümkündür.

Birinci Dünya Savaşı’nda cetvelle çizilen suni sınırlar asla kabul edilemez. Suriye ve Kuzey Irak’ta sınırın ötesinde ve berisinde yaşayan Türkler akrabadır.


Bu topraklar Misak i Milli yeminimizle üzerinde and içtiğimiz Türk topraklarıdır.
“Bağımsız Türkmeneli Türk Cumhuriyeti”’nin kurulmasının dışında yapılacak olan hiçbir antlaşma asla bir başarı değildir.

Bizim açımızdan Müslüman Türk milletinin tarihi haklarını istirdat etmeyen, geri almayan hiçbir antlaşma yeterli bir antlaşma değildir. kabul edilemezdir.

Suriye ve Irak sınırı Birinci Dünya Savaşı sonunda Avrupalı yamyamlar tarafından cetvelle çizilmiş suni sınırlardır.

Bu sınırları tanımıyoruz.

Yaşasın Misak i Milli andımız
Yaşasın Bağımsız Türkmeneli Türk Cumhuriyeti
  • 11:37

    Yazarlarımızdan Fahri Akmansoy'un Dert Yok Ders Var Kitabı Çıktı

  • 13:23

    Nihal Atsız'ı Ölüm Yıl Dönümünde Rahmetle Anıyoruz

  • 12:11

    BTK Hattı, Astrahan'ı da Kalkındıracak

  • 12:16

    Ceren Özdemir Cinayeti

  • 10:27

    Beraat Eden Kişi Görevine Neden Dönemiyor?

  • 11:10

    Kenan Evren'in İsmi Siliniyor

  • 09:51

    Öğretmenler Günü Kutlu Olsun

  • 08:58

    Dünya Felsefe Günü

  • 08:39

    Milli Vicdan Kurucularından Turan Güven'i Kaybettik..

  • 08:56

    2018 Vergi Rekortmenleri Açıklandı